Mısırlı yazar İbrahim Nabar, el-Kudüs el-Arabi gazetesinde şunları yazdı: Amerika‘nın Ortadoğu’daki politikası, ondan ayrılma, kalma veya varlığını güçlendirme ikilemiyle karşı karşıya.
Shafqna çeviri servisine göre, el-Kudüs el-Arabi’ye atıfla Nabar, bölgedeki üç büyük siyasi depremin sonuçları nedeniyle bu sorunun ciddiyetinin arttığına dikkat çekerek, şunları yazdı: Jeostratejik doğası olan ilk deprem, Amerika’nın kendisi tarafından meydana getirilmiştir ve bu deprem, ABD‘nin Ağustos 2021’de Afganistan’dan aşağılayıcı ve küçük düşürücü ayrılışıydı.
Yazar şöyle devam etti: Ancak siyasi nitelikteki ikinci deprem İsrail’in neden olduğu ve aşırı dindar Siyonizm’in yükselişine yol açan geçen yılki ulusal seçimlerin sonuçlarıyla oldu. Bu konu İsrail hükümeti ile Amerikan hükümeti arasındaki ilişkileri olumsuz etkiledi.
Nabar’a göre üçüncü deprem, Amerika’nın Orta Doğu’daki seçenekleri ikileminin arkasında yatıyor. Bu, uluslararası-bölgesel ilişkilerin doğasında siyasi bir deprem olan Çin’in dünyadaki tek ülke olarak yarattığı dünya düzenini yeniden çizmedeki niyet ve güçtür.
Mısırlı yazar şu sonuca vardı: Amerika’nın Ortadoğu’da aldığı pozisyonundaki değişikliklerden çıkardığımız büyük sonuç, Amerikan hükümetinin Çin ve Rusya ile savaşın önceliği nedeniyle askeri varlığını azaltma ihtiyacı ile Orta Doğu’daki ulusal savunma stratejisinin önceliklerini yerine getirmek, özellikle mevcut durumda İran’a karşı askeri bir ittifak kuramamak ve bölgeyi yeni Soğuk Savaş’ın başka bir alanına döndürmekten aciz olması nedeniyle bu bölgede hayatta kalma konusunda kafası karışıktır. (Shafaqna)



