Hindistan ve Rusya Savunma Bakanları da Putin’in Hindistan’a yapacağı resmi ziyaret kapsamında 4 Aralık’ta Yeni Delhi’de bir araya gelecek. Yaklaşan Modi-Putin Zirvesi gündemi enerji ve savunmadan ticaret ve yatırıma kadar çeşitli konuları kapsayacak şekilde kapsamlı bir çerçeveye sahip ve zirve yeni anlaşmaların sonuçlandırılmasında etkili olabilir, ancak bunlar muhtemelen gizli tutulabilir.
Zirvede Hindistan’ın öncelikli hedefi Rusya’ya büyük bir S-400 genişleme paketi sunmak ve buna paralel olarak Delhi ayrıca Sukhoi-30MKI filosunu modernize etmek için bir plan hazırlığında. Delhi hava savunma yeteneklerini güçlendirmek için Rus S-400 sistemlerine fazlasıyla güveniyor. Hint Hava Kuvvetleri bu sistemlere ilişkin Sindoor Operasyonu sırasındaki performansını “son derece iyi” olarak değerlendirmiş ve S-400’ün Pakistan’a karşı “oyun değiştirici” rolüne vurgu yapmıştı. Delhi’nin mevcut S-400 üniteleri için ek karadan havaya füzeler konusunda da görüşme sağlayacağı bekleniyor, stokların yenilenmesi ve rezervlerin güçlendirilmesi amacıyla 120 km, 200 km, 250 km ve 380 km menzilli S-400 füzeleri için ayrı bir teklif masada olacak. Tüm bunlar Delhi’nin bu sistemlere güven duyduğunun somut bir işareti.
Ayrıca Hint Hava Kuvvetleri’nin 259 Sukhoi savaş uçağını modernize etme planı söz konusu ki modernizasyonun içeride yapılması beklenirken Rusya’nın da belirli alanlarda katkı sağlaması bekleniyor. Bu doğrultuda büyük olasılıkla ilk 84 Su-30MKI partisi için bir yükseltme planı masaya gelecektir. Yükseltme planı ile Hindistan’ın hedefi, bunların savaşla ilgili önemini otuz yıl daha uzatmak için yeni radarlar, aviyonikler, uzun menzilli silahlar ve çoklu sensör füzyonu hesaplanıyor.
İkmal ve yedek oluşturulmasını garanti altına almak amacıyla toplamda beş ek S-400 filosu, füze alımları ve Su-30MKI yükseltmeleri, masanın ana gündem konularından. Ve tüm bunlar Delhi’nin hava savunma ve muharebe yapısı için Rus platformlarına olan bağımlılığının devam ettiğini gösteriyor. Ancak Rusya hala Ukrayna kriziyle bağlantılı gecikmeler nedeniyle 2018 anlaşmasındaki son iki S-400 filosunu Hindistan’a teslim etmedi. Bunların Delhi tarafından Moskova’nın Kasım 2026’ya kadar teslim edileceğini ilettiği bildiriliyor ancak Hint Hava Kuvvetleri yine de temkinli. Bu yılın haziran ayında Şanghay İşbirliği Örgütü Savunma Bakanları Toplantısı kapsamında Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh ile Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov Çin’de bir araya gelmiş ve Moskova S-400 teslimatlarının zamanında yapılmasına olan bağlılığını yinelemişti. Hindistan ilk etapta beş adet S-400 siparişi vermiş ve bunlardan üçü teslim edilmişti. Kalan ikisinin ise 2026 ve 2027’de teslim edilmesi planlanıyor.
Delhi açısından S-400 sistemi Sindoor Operasyonu da dahil olmak üzere son Hint operasyonlarında stratejik önemini kanıtlamış ve Lord Vishnu’nun mitolojik silahından esinlenerek Hint kuvvetleri tarafından resmen Sudarshan Chakra olarak adlandırılmıştı. Ayrıca Savunma Bakanlığı ülkede S-400 sistemi için bir Bakım, Onarım ve Revizyon tesisi kurmak üzere bir Hint firmasıyla anlaşmıştı. Dolayısıyla Moskova’nın Hindistan’da bir Bakım, Onarım ve Revizyon tesisi kurması bekleniyor. Daha önce Bağımsızlık Günü konuşmasında Hindistan’ın ulusal güvenlik mimarisini güçlendirmek için on yıl sürecek iddialı bir girişim olan Sudarshan Chakra Misyonu’nu duyuran Narendra Modi geçen cuma günü de bunu ayrıntılı olarak açıkladı ve misyonun temel ulusal, endüstriyel ve kamu sektörü varlıkları etrafında aşılmaz bir koruyucu duvar inşa etmeyi amaçladığını belirtti. Ve ekledi: “Düşman cüretkarlık göstermeye cesaret ederse, Hindistan’ın Sudarshan Chakrası onları yok edecektir.”
Hindistan’ın gündeminde ayrıca 600 km’ye kadar menzillerdeki balistik füzeleri ve 400 km’ye kadar menzillerdeki hava hedeflerini engelleyebilen Rusya’nın yeni nesil S-500 sisteminin alımı ve ortak üretimi de var. Ve Savunma Bakanlarının gemi inşası ve ortak geliştirilen silah sistemlerini de görüşmesi planlanıyor. Bu arada Moskova’nın Amerikan F-35’ine rakip olarak sunduğu Rus Sukhoi-57 beşinci nesil savaş uçağı da söz konusu ancak genel olarak hava savunma sistemleri ve mevcut filoların iyileştirilmesi konusunda hesaplar yapan Hindistan uzun vadeli Hava Kuvvetleri kabiliyetini tanımlayacak olan politik açıdan hassas beşinci nesil savaş uçağı taahhütleri konusunda yani Sukhoi-57, F-35 veya herhangi bir rakip uçak konusunda henüz kararını vermiş gözükmüyor.
S-500 hava savunma sistemlerinin ortak üretimi ve Su-57 savaş uçağı konusunda iki ülke müzakerelerin erken aşamalarında gibi görünüyor ve somutlaşmaları biraz zaman alacaktır. S-500’leri 2021’den beri Hindistan’a pazarlayan Rusya Hindistan’ın “potansiyel olarak” bu sistemin ilk yabancı alıcısı olacağını söylemişti. Ancak Moskova’nın önceliği kuşkusuz kendi silahlı kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılamak ve dolayısıyla S-500 ihracatı şu anda çok uzak bir ihtimal gibi görünüyor. Bu arada S-500 sistemi için füzelerin seri üretimi 2021 ortalarında başlamış, bu hava savunma sistemlerinin seri üretimi ise Nisan 2022’de duyurulmuştu.
Su-57 konusuna gelecek olursak, paradoks şu ki Hindistan jetin yetersiz gizlilik ve süper seyir kabiliyetleri ve sınırlı teknoloji transferi gerekçesiyle 2018’de Rusya ile ortak beşinci nesil savaş uçağı programından çekilmişti. Ancak Hindistan Hava Kuvvetleri şu sıralar yetenek boşluklarını ve filo gücü açığını giderme ihtiyacını göz önünde bulundurarak Su-57 satın alımını potansiyel bir “geçici” çözüm olarak da değerlendirmiyor değil. Ve bu arada da doğru anı hisseden Moskova sınırsız teknoloji transferi ve jetlerin Hindistan topraklarında üretilmesi de dahil olmak üzere Delhi’nin taleplerini karşılamaya istekli olduğunu gösteriyor. Moskova Su-57’leri halihazırda yabancı ortaklara tedarik ediyor, Cezayir 2019 anlaşması kapsamında 12 jetten ilk ikisini aldı. Bu pazarlama çabalarına karşın Rusya’nın uçağı yalnızca sınırlı bir ölçüde kullanması dikkate alınırsa, Delhi’de Su-57’nin güvenilirliği konusunda hala çok sayıda kuşku var. Dolayısıyla Hindistan bir anlaşma yapmaya karar verse dahi teknik detayları koordine etmek ve Hava Kuvvetleri’nin özel gereksinimlerine yanıt vermek muhtemelen uzun bir süreç olacaktır.
Delhi, geleneksel Rus savunma ortağı ve Başkan Donald Trump yönetiminde daha işlemsel bir tutum sergileyen Amerika ile ilişkilerini tartmaya devam ediyor ve Washington Rus enerjisi ve silahları satın alan ülkeler üzerinde baskı kurmaya devam ediyor. Yaklaşan Modi-Putin zirvesi dış baskıların ikili işbirliğinin gidişatını zorlaştırmasına karşın Hindistan ve Rusya’nın enerji, savunma ve ticaret alanlarındaki kazanımlarını pekiştirmesi için bir fırsat sunuyor. 2022’den bu yana enerji, Delhi ve Moskova ortaklığının ana itici gücü ve Rusya Hindistan’ın en büyük ham petrol kaynağı haline geldi. Birkaç yaptırım turuna karşın Rus şirketleri Hindistan rafinerilerine petrol göndermeye devam etti. Amerika’nın en büyük Rus petrol şirketleri Rosneft ve Lukoil’e yönelik son kısıtlamaları tedarik işini biraz karmaşık hale getirse de bu önlemlerin Delhi ile Moskova arasındaki petrol bağlantısına ölümcül bir darbe vurması pek olası değil. Rusya petrol akışının yolunu bulacağına inanıyor ve Hindistan’ın bir dizi aracı ve geçici çözüm mekanizması aracılığıyla dolaylı alımlara devam edebilme yeteneğine güveniyor. Ki Delhi ulusal çıkarlarla örtüşen alanlarda Washington baskısına boyun eğme konusunda istekli değil ve halka açık şirketler, yaptırım uygulanmayan kuruluşlardan Rus petrolü ithalatına devam etme niyetlerini yineliyor. Yani süreç daha karmaşık hale gelse dahi iki ülke karşılıklı fayda sağlayan angajmanlarını sürdürmeye çalışacaklardır.
Ancak yine de son Amerikan yaptırımlarının 21 Kasım’da yürürlüğe girmesiyle birlikte Delhi’nin Moskova ile petrolle ilgili işlemlerini azaltması kuvvetle muhtemel. Bu Delhi’nin Putin Hindistan’a vardığında duyurmak isteyeceği bir şey olmasa da 2026 için en olası senaryo. Rus karar vericiler Delhi’nin uzun vadeli bir petrol müşterisi olarak kalmasını kesinlikle ister ki bu Moskova için bütçe projeksiyonlarını istikrara kavuşturmaya ve en büyük ihracat destinasyonu olarak Çin’e olan artan bağımlılığı dengelemeye yardımcı olacaktır. Bu nedenle Moskova petrol sevkiyatlarında önemli ölçüde daha yüksek indirimlerden yeni kurulan şirketler ve aracılar aracılığıyla yapılan anlaşmalara kadar bir dizi önlem hazırlıyor ve belli bir aradan sonra işlerin normale döneceği umudunu taşıyor. Moskova ayrıca Rosatom’un büyük ve küçük ölçekli nükleer santral projelerinin yerelleştirilmesini teklif etmesiyle Hindistan ile sivil nükleer işbirliğini genişletmeye istekli. Tamil Nadu’daki Kudankulam Nükleer Santrali’nin II. ve III. fazlarını tamamlamanın yanısıra Rus şirketi uzun zamandır Delhi’nin yeni bir santrale başlamasını öneriyor. Rosatom’un bir diğer önerisi de şebeke altyapısı sınırlı olan veya aşamalı olarak kullanımdan kaldırılan kömür santrallerine küçük modüler reaktörler inşa etmek. Şirket Nisan 2025’te Maharashtra hükümeti ile toryum bazlı küçük modüler reaktörler için bir Mutabakat Zaptı imzalamış olsa da Delhi’nin Amerika ve Fransa gibi diğer ortaklardan benzer teknolojiler tedarik etmeyi düşünmesi nedeniyle bunun uygulanması henüz belli değil. Delhi ayrıca Moskova ile Rosatom’un proje için gerekli bazı ekipmanları Hint yüklenicilerden tedarik ettiği Bangladeş’teki Roopur Nükleer Santrali’nin inşasında işbirliğine devam ediyor.
Yaklaşan zirvenin bir diğer odağı da ticaret ve endüstriyel işbirliğinin nasıl genişletileceğine dair tartışmalar olacak. Moskova’nın, Hindistan’ın makine, telekomünikasyon ekipmanı, kimyasallar, gıda ve ilaç ürünleri ihracatını artırmak amacıyla Hint şirketlerinin kendi pazarına daha fazla erişim sağlamasını sağlayacak bir dizi önlem sunması bekleniyor. Hindistan’ın Avrasya Ekonomik Birliği ile ticaret görüşmelerinin hızlanması görünüşe göre ikili önlemlerin bir uzantısı. Ağustos 2025’te imzalanan Referans Şartları kapsamında kabul edilen 18 aylık çalışma planı Hint mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelere yani Delhi’nin can alıcı noktası KOBİlere, çiftçilere ve balıkçılara yeni pazarları açmayı içeriyor.
Bu arada iki ülke arasındaki bankacılık entegrasyonu da genişliyor. En büyük Rus bankalarından bazıları Hindistan’daki varlıklarını ve faaliyetlerini artırıyor ve ulusal para birimleri üzerinden doğrudan ödemeler ikili ticarete hakim oluyor. Finansal etkileşimi derinleştirmek, ödeme ve finansal iletişim sistemlerinin entegrasyonunu teşvik etmek amacıyla Rusya Merkez Bankası Hindistan’da bir temsilcilik ofisi açmayı planlıyor. Ayrıca beklenen zirve sonuçlarına ilişkin Delhi’nin istikrarlı gübre tedarikini sağlamak için Rusya’da bir üre üretim tesisi kuracağını duyurması bekleniyor. Bu arada sivil havacılık sektöründe ise Hindustan Aeronautics kısa mesafeli uçuşlar için tasarlanmış iki motorlu dar gövdeli bir yolcu uçağı olan SJ-100 uçağı üretmek üzere Rusya’nın United Aircraft Corporation şirketiyle bir anlaşma imzaladı. Moskova ayrıca denizcilik işbirliğini derinleştirmek için Delhi’ye çeşitli önerilerde de bulunuyor. Bu öneriler arasında Mumbai ve Chennai limanlarında Rus katılımıyla gemi inşa ve gemi onarım kümeleri kurulması var. Bu alandaki diğer girişimler arasında nükleer olmayan buzkıranların ortak inşası, mürettebat eğitimi ve okyanus araştırmalarında bilimsel faaliyetlerde işbirliği ve Rusya’nın yeşil denizciliğin geliştirilmesine desteği de söz konusu.
Tüm bunlar ve daha fazlası masada olacaktır ancak iki ülke jeopolitik zorluklarla mücadele ederken ve ilişkilerine engel teşkil eden dış engellerle karşı karşıya kalırken zirve ağırlıklı olarak sembolik kalacak, Delhi ve Moskova’nın niyetleri işleyen anlaşmalara dönüştürme önceliği hala öncelik olmaya devam edecektir. Bu arada da proje aşamasındaki bazı projeler ikili ilişkilerin dayanıklılığını vurgulamak üzere tasarlanırken diğerleri yaptırım radarlarına takılmamak için kasıtlı olarak düşük profilli tutulacaktır. Yeniden canlanan bir Hindistan-Rusya ortaklığı için ideal zaman henüz hala beklenmekte… (Dr. Duygu Çağla Bayram, harici)
NOT: Alıntı makaleler Hürseda Haber'in yayın politikasını yansıtmayabilir.



