BATMAN - Zekâtın önemi hakkında görüşünü aldığımız bölgenin kanaat önderlerinden Alimler Cemiyeti Genel Başkanı Molla Enver Kılıçarslan, İslam'ın beş şartında biri olan zekâtın, Kur'an-ı Kerîm'in 28 yerinde ve namazla birlikte emredildiğini söyledi.

Kılıçarsalan, İslam'da sosyal politikaların temelinde yer alan Zekat farizası ile ilgili olarak sorularımızı yanıtladı.

ZEKÂT, FAKİRLERİN KALP HOŞLUĞUDUR

Öncelikle zekâtın fıkhi boyutunu açıklayabilir misiniz?
Zekât, İslam'ın beş farzından bir tanesidir. Allah Kur'an-ı Kerim'de 28 defa zekâta değinerek, "Namaz kılın, zekâtınızı verin' diyor. Malum, namaz Allah'a ibadet etmektir. Zekât ise, fakirlerin kalp hoşluğudur. Yani Allah diyor ki, 'Beni tanıyın ve bana ibadet edin. Fakir ve yoksula bakın ve onların haklarını verin' demektedir. Allah, başka bir ayette Peygamberine şöyle buyuruyor, 'Ey Muhammed! Zenginlerden zekât malını al ki, onların malı temizlensin ve onlara rahmetle dua et' diyor.

Malum zekâtın başka bir manası ise, Allah zenginlere emretmiş. Zenginleri malının bir kısmını fakirlere zekât olarak versinler ki, bu zenginlerin bu zekâtın Allah'tan geldiğini bilsinler diye. Eğer ki, Allah bizlere bu malı göndermezse bizler helak oluruz. Allah bizleri iki şeyle imtihan etmiştir. Birincisi ibadet ve ikincisi ise mal sevgisidir. İnsanın Allah'ı sevmesi gerekir ve insan mal sevgisini de sever. Yalnız Allah, insana kendi malından bir kısım çıkarıp Allah yolundaki fakire vermesini istemiş. İnsan Allah'a ibadet ederse demek ki, malından çok Allah'ı seviyordur. Eğer ki, bir insan malını vermezse ve Allah'ın emrine karşı gelirse demek ki, bu insan dünya malını sevmiş ve imtihanı kaybetmiştir.

SADAKA, ÖMRÜ UZATIR

Zekât vermenin manevi boyutunu anlatır mısınız? Zekât veya sadaka veren bir insan nasıl bir halet-i ruhiye içerisine girer?
Zekâtın bir hikmeti ise, fakirin zengine dua etmesi ve fakirin kalbinde olan kin ve hasedin yok olmasıdır. Eğer ki zengin kişi keyif ve sefa sürerse ve fakir de fakirliğin içinde yoksulluk çekerse bu fakirin kalbinde zengine karşı kin ve hased oluşur. Aralarında sulh oluşması için Allah, zekâtı ümmetin zenginlerine farz kıldı. Amaç, fakirler zenginlere dua etsin ve onların malına bereket girsin. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde şöyle buyuruyor: 'sadaka malın bereketidir. Sadaka, ömrü uzatır. Sadaka, belaları defeder. Sadaka, malı korur. Sadaka vererek hastalarınızın tedavisine sebep olun.' Bir başka hadisi şerifte Peygamberimiz, 'Siz bir lokma dahi Allah yolunda sadaka verirseniz, o sadakayı Allah kendi eliyle sizden alıyor ve kıyamet günü Allah, o lokmanızın sevabını Uhud Dağı gibi büyük yapıp mükâfatını size verir" diyor.

SADAKA MAL BEREKETİDİR

Zekâtın toplumsal etkisinden söz edebilir misiniz?
Allah, verilen sadakanın yerini dolduruyor. Allah'ın iki meleği her sabah biri dua eder ve biri ise beddua eder. Biri der ki, 'Allah'ım kim kendi malını verirse sen de o malın yerini doldur.' Diğeri ise, 'Allah'ım kim kendi malından sadaka çıkarıp vermezse malını telef et' diyor. Malumdur meleklerin dua ve bedduaları makbuldür. O yüzden sadaka mal bereketidir, ömür bereketidir ve belaları defeder. Bir hadiste Peygamberimiz, 'malınızı zekâtla koruyun' diyor. Peygamberimiz, 'bir memlekette zekât verilmiyorsa, faiz yeniyor ve fuhuş yapılıyorsa Allah, belayı ve musibeti o memlekete gönderir' diyor. O yüzden insan öğrenmesi gerekir ki bu mal Allah'ındır. Bizler de Allah yolunda zekâtlarımızı fakirlere vermemiz gerekir.

Zekât vermedeki en büyük hayır Ramazan ayındadır. Sahabeler, 'Peygamberimiz Ramazan ayında rüzgârda yağan yağmur gibiydi' diyor. Peygamberimiz her zaman cömertti. Fakat en fazla cömertliği Ramazan ayında rüzgârda yağan yağmur gibiydi. O yüzden Ramazan ayındaki bir farz 70 farza ve bir sünnet 70 sünnete bedeldir. Müslümanlar Ramazan ayında ellerinden gelene kadar zekâtlarını versinler. Zekâtları yoksa dahi sünnet olan sadakalarını versinler. Allah, şimdiden yapacağımız zekât ve ibadetlerimizi kabul etsin." (M.Fatih Akgül - İLKHA)