Bebek ölümlerini azaltmak için harekete geçen Sağlık Bakanlığı'nın 'Anne Sütü Bankaları'nın ilkini 8 Mart'ta İzmir'de açıyor. İlahiyatçıların sütkardeşler arasındaki evliliğin haram olduğuna dikkat çekmesini değerlendiren Sağlık Bakanı Mehmet Müzzinoğlu, "Banka dediğiniz zaman zaten kayıt sistemidir. Bankada bir kuruş veya bir gram süt farklı olabilir mi? Duyarlılığı olan insanımıza süt nüfus cüzdanı veririz. Yine de açık gören olursa açıkları telafi edebiliriz." dedi.

Bir dizi toplantıya katılmak için Bursa'ya gelen Sağlık Bakanı Mehmet Müzzinoğlu, Bursa Valisi Şahabettin Harput'u makamında ziyaret etti. Polis mangasını selamlayan Bakan Müezzinoğlu, valilik anı kitabını da imzaladı. Sağlık yatırımlarını anlatan Bakan Müezzinoğlu, bir gazetecinin 'Anne sütü bankasına yönelik çalışmalar var mı, konuyla alakalı ilahiyatçıların endişelerini nasıl karşılıyorsunuz?' yönündeki soruyu cevaplandırdı. Anne sütü bankasına yönelik çalışmaları doğrulayan Müezzinoğlu, 8 Mart'ta İzmir'de süt bankasının açılışını katılmayı planladığını söyledi. Bakan şunları kaydetti: "Bir aksilik olmazsa hem İzmir'in sağlık analizi yapabilmek hem de bu bankamızın açılış programına katılmak için program taslağımıza aldık. Bir defa, anne sütü çok önemli. Biz anne sütünün yerini tutabilecek bugün için dünyada herhangi bir ürün yok. Biz bir defa merkeze, anneyi, anne sütünü, bebeği ve bebeğin sağlıklı gelişmesini alıyoruz. Anne sütünü bulamayan bebeğe için en iyi nimeti ona sunamız lazım. Bu en doğal, en tabi nimeti sunabilmek adına inançlar gereği bazı sıkıntılar varsa, buradaki nedir; kayıt sistemidir. Kayıt sistemini, bugün artık teknolojide, parmağın ucunda milyonlarca işlemi yapabildiğin bir teknolojide hangi anne sütünün hangi bebeğe verildiği, bu bebeğin künyesi nedir, sütünü aldığımız annenin künyesi nedir, bütün bunları paralel şekilde götürebiliriz. Dolayısıyla bu duyarlığını olan insanımıza da süt nüfus cüzdanını da veririz. Karşı taraf da istediği zaman veririz."

Banka denildiği zaman kayıt sisteminin akla geldiğine işaret eden Bakan Mehmet Müezzinoğlu, "Bankada bir kuruş veya bir gram süt muhatabı farklı olabilir mi? 'Banka' cümlesi, sistemi bir defa A'dan Z'ye kayıt sistemidir, bir dernek sistemi değil, bir banka sistemidir. Burada sıkıntı olabileceği kanaatinde değilim. Ama tüm duyarlılıkları önemsiyoruz. Hele hele bu konudaki duyarlılıklara teşekkür ediyoruz. Onların da vicdanen mutmain olacağı sistemi onlara da anlatırız. Onlara da bu sistemi yine görebiliyorsa açıkları, bu açıkları telafi edebilecek tedbirler alırız." diye konuştu.

İLAHİYATÇILAR TEMKİNLİ

Zaman gazetesi'ne konuşan İslam hukukçusu Prof. Saffet Köse, "Hangi annenin hangi çocuğa süt verdiği kayıt altına alınmalı. Süt emen çocuk, sütannesini ve nikâh düşmeyen sütkardeşlerini mutlaka tanımalı." diyor.

İslam Fıkıh Akademisi'nin 'anne sütü bankası' konusuyla ilgili bir fetvasının bulunduğunu belirten İslam hukukçusu Prof. Saffet Köse, ittifakla bu konuda karmaşa çıkaracak eylemlerin haram olduğuna dair bir karar alındığını aktarıyor. Peygamber Efendimiz'in (sas) de sütanneye verildiğini ve İslam dininde bunun önemli bir yeri olduğunu hatırlatan Köse, sütannenin bir çocuk için gerçek anne gibi olduğunu söylüyor. Hazreti Peygamber'in sütannesi Hazreti Halime'ye çok hürmet ettiğini dile getiren İslam hukukçusu, anne sütü bankasından süt alan çocukların da kimin sütünü içtiklerini bilmeleri gerektiğini ifade ediyor.

İslam hukuku Profesörü Hayrettin Karaman ise, eskiden emzikli kadınların fazla sütünü alıp uygun bir ortamda koruyup, gerektiğinde ihtiyacı olan bebeklere vermesinin mümkün olmadığını belirtiyor ve bu yüzden geçmiş fıkıhçıların bu konu üzerinde durmadığını aktarıyor.

"Süt bankalarıyla ilgili verilen bilgiye göre bu sütler ayrı ayrı verildiği gibi birbirine karıştırılarak da verilmekte, hangi kadının sütünün hangi çocuğa verildiği bilinmemektedir." diyen Karaman'a göre başka dinlerde ve topluluklarda 'sütanneliği' ve bundan doğan evlenme engeli (sütanne ve bazı yakınları ile onu emenin evlenmesinin haram olması hükmü) bulunmadığı için böyle bir uygulamada sakınca görülmemiş, bebekler için en uygun gıda olan kadın sütünden yararlanmak tercih edilmiştir. İslâm'da ise sütanneliği ve bundan doğan evlenme engeli olduğunu hatırlatan Karaman şu ifadeleri kullanıyor:

"Bu sebeple bebek, ilk iki yaşı içinde emdiği kadının 'süt çocuğu' olur, o kadınla, onun usulü, fürûu ve bazı yan akrabası ile evlenemez. Günümüzde süt bankası uygulaması başlayınca bazı fıkıhçılar, 'Sütler birbirine karıştığı ve kimin sütünü kimin emdiği bilinmediği, ayrıca süt kadının memesinden değil, biberon vb. bir şeyden verildiği için' bu uygulama sonunda sütanneliği ilişkisi doğmaz.' diyor. Bize göre kimin olduğu bilinmeyen bir kadın sütünü bebeğe vermek için zaruret bulunması; yani verilmediği takdirde çocuk için hayatî tehlikenin bulunması gerekir. Bu takdirde süt, zaruret sebebiyle verilmiştir, annenin kim olduğu da bilinmemektedir, insanlar bilmeden yaptıkları şeylerden sorumlu olmazlar. Zaruret hali dışında eğer kadın sütü alınacak ve bebeklere verilmek üzere bir yerde bekletilecekse bu sütün kime veya kimlere ait olduğu hem kabının üzerine hem de uygun bir yere kaydedilmelidir. Süt bir bebeğe verilirse bebeğin de kimlik kayıtları sütanneninkinin yanına kaydedilmeli, ayrıca ailesine bilgi verilmelidir. Bir bebek ayrı zamanlarda veya birbirini takiben birden fazla kadını emse bu kadınların hepsi bebeğin sütannesi olur. Buna göre sütleri karıştırılarak verilmiş kadınlar da verilen bebeğin sütannesi olurlar. Sütanneliğinin oluşmasında etkili/belirleyici olan, sütün bebeğe nereden ve nasıl verildiği değil, sütün bebeğin midesine girmesidir. Süt bankalarından yararlanmak isteyen Müslümanların bu konularda hassas davranmaları gerekir."(AA)