Bilindiği üzere İLKHA muhabiri Ali Adıyaman 6 gün önce PKK’li üç militan tarafından kaçırılmıştı. 4 gün alıkonulduktan sonra Pazar günü saat 14 sularında da serbest bırakılmıştı.
Bu vesileyle, serbest bırakılan Ali Adıyaman kardeşimize geçmiş olsun dileklerimi iletir; bu menfur olayın ve benzeri olayların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum.
Bu olayların yaşanmaması için de, bölgenin onurlu insanları, kanaat önderleri, duyarlı STK ve partilerinin üzerlerine düşen görev ve sorumlukları layığıyla yerine getirmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Bu “sorumluluklar” nelerdir? Kaçırma, yakma, yağmalama, kepenk kapattırma, ev ve işyerlerini ateşe verme, yurt ve Kuran kurslarına molotof atma, dershane ve okulları bombalama ve benzeri olayların önüne nasıl geçilebilir?
Kanaatimce söz konusu sorunların mutlak çözümü için öncelikle sorunun “doğru teşhis”i önemlidir.
Sorunun asıl kaynağının tespiti/doğru teşhisi yapıldığında, “mutlak çözüm” muhakkak gelecektir.
Şu bir gerçek ki, sorunların temel kaynağı PKK’nin halka yönelik yaptığı eylemlerdir. PKK, halkın huzur ve mutluluğunu istememektedir. Halkın rahat etmesini, iradesiyle kararlar vermesini önüne geçmek istemektedir.
PKK bunu yıllardan beri, hatta bidayetinden bu yana yapmaktadır. Halkın insani ve İslami taleplerini dillendirmesini; baskı, zulüm ve korkutma yoluyla engellemektedir.
Bunun bir çözümü ve çıkar yolu olmalıdır. PKK’nin bu saldırılarına karşı halk öncelikle “onurlu bir duruş” sergilemeli; “irade”sini ortaya koymalıdır.
PKK’nin mazlumlara ve mütedeyyinlere yönelik baskı, dayatma, kaçırma, saldırma ve benzeri menfur eylemlerinin önüne HALK geçmelidir; gerekirse de inisiyatifi eline almalıdır.
Halk, PKK’nin saldırılarına karşı olduğunu, kınadıklarını, lanetlediklerini her ortam ve her platformda, korkmadan ve çekinmeden gür bir ses ile dile getirmelidir.
PKK’nin yaptığı herhangi bir eylemden sonra halk sokağa çıkmalı; PKK’ye yakın kurum ve kuruluşlara zulüm ve saldırıların durması ve sona ermesi için “meşru yollar” ile baskı yapmalıdır.
Bunlar yapılmadığında, PKK’nin şımarık oğlan gibi eylemlerini sürdüreceği gerçeği unutulmamalıdır. Halk geleceği, çocuklarının ve toplumun geleceği için bunları yapmalıdır.
Hâsılı, PKK’nin halka yönelik eylemlerinin durması “HALK”ın kendi elindedir. Halk, isterse ve güçlü bir irade ortaya koyarsa PKK eylemlerini yapamayacaktır. Böylece halkın huzur içerisinde hayatını sürdürecektir.
PKK’nin eylemlerinin sona erdiği gün; halkın kurtuluş günü, huzur ve mutluluk günü olacaktır.
Allah-u Teâlâ aziz halkımıza, PKK’nin zulüm ve eylemlerinden kurtulmayı ve barış içerisinde hayatı idame ettirmeyi nasip eylesin inşallah. (Batman Rehber Gazetesi)