Hizbullah tan kastımız, Kuzey Kürdistan da ortaya çıkan ve Hizbullah / İlim olarak resmiyete yansıyan yapılanmadır.
Hizbullah ın evveliyatını bilmeden, geleceğine dair öngörüde bulunmak yanıltıcı olur. Hizbullah Cemaati, Kuzey Kürdistan daki İslamî dinamikler üzerinde şekillendi. Önceleri isim ve illegal yapılanması belirgin değildi veya yoktu. İsmin İran devriminin bazı teorisyenleri tarafından ortaya atıldığı, Lübnan Hizbullahı nın prestij kazanmasıyla yaygınlaştığı bilinmektedir.
Gerçi Kur an-ı Kerimde de “Allah ın Hizbi” terimi geçmektedir ama bunun örgüt ve askeri-siyasi yapılanma anlamında kullanılamsı ve fiiliyata dökülmesi İran ve Lübnan a özgüdür. Büyük ihtimalle mezkûr cemaatin bu kelimeyi seçmesi de İran ve Lübnan daki gelişmelerin dolaylı etkisi sebebiyledir.
Kuzey Kürdistan da, özellikle Zaza / Dimilî mıntıkasında (Hınıs, Piran hattında) etkili olan Palu-Hınıs Şeyhlerinden Şeyh Selahaddin in (1979 yılında vefat etmiştir) müritlerine Latin harfleri ve Dimilî-Zazakî lehçesiyle yazdığı “Bey atname” isimli metinde de Hizbullah kelimesi geçmektedir. Keza, Said-î Nursî-nin eserlerinde de nadiren de olsa Hizbullah ve Hizbul Kur an terimleri geçmektedir. Yani bu terimlere yabancı olmayan bir kültürel ve coğrafi bir zemin üzerinde şekillenen bir Hizbullah söz konusudur. Ama izah ettiğimiz gibi işin örgütsel-askeri-siyasi yönü yenidir.
İkinci bir husus da Hizbullah / İlim grubu olarak şekillenen muhitin kültürel, dini, siyasi arka planıdır. Risale-î Nur, Milli Görüş, İhvan-ı Muslimin, İran devrimi Kürdistan coğrafyasını etkilemiş ve kendi özgün siyasi yapılanmalarından yoksun olan Kuzey Kürdleri içerisinde yankı bulabilmiştir. Hizbullah ta bu etkiyi görmek mümkündür.
Hizbullah, Risale-î Nur a hürmetkârdır ve gelinen noktalarda bu hürmet, risalelerden ders alma, risaleleri ve Said-i Nursi yi referans alma noktasına ulaşmıştır. Bunun Nurculuğa varıp varmayacağı ise elan belirgin değildir. Yani Hizbullah da kendisini Nursi ve Risale- Nur a nispet eder mi, etmez mi konusu zamanla anlam kazanacaktır.
Keza, Hizbullah İslamî, Sünni-Şafii zemini üzerinde taban bulmuş ve bu özelliği ile de Kürdi bir harekettir. Bir kısım Şii-Caferi eğilim gösteren fert ve grupçuklar da Cemaatten dışlanmıştır. Böylece Hizbullah ın İran a sadece siyasi açıdan sempati duyduğu, dini ve fıkhi açıdan mesafeli durduğu da anlaşılmıştır. Bu durumun İran ile ilişkilere nasıl yansıdı ise iyi araştırılmamıştır.
Hizbullah, Kurdî veya Kürdistanî bir harekettir ve Kuzey Kürdistan da yaşayan Sünni-Şafii Kürd (Kurmanc ve Zaza-Dimilî), Arap (Suni-Şafii, Mardin, Siirt hattı) tabanına sahiptir. Ancak üst düzeyi ve karar mekanizması Kürd-Şafiidir.
Tekrar başa dönersek; Hizbullah ismi yok iken de bir çevre ve Cemaat vardı. Ama bu cemaatin neye evirileceği belli değildi. Ne Cemaatin Lideri olan Hüseyin Velioğlu, ne de diğer kişiler böyle bir neticeyi, yapılanmayı öngörmüş değillerdi. Cemaatin Hizbullah olarak şöhret bulması, PKK ile silahlı çatışma, bunun dayattığı askeri yapılanma süreçle ilgilidir. Yoksa dört dörtlük düşünülmüş, kararlaştırılmış bir durum değildi.
HABER DİYARBAKIR