Değişim kaçınılmaz…
En mutaassıplar bile belli zaman sonra pes etmek zorunda kalıyor.
Evet, usulde, asıllarda istikrar vardır.
Ama asıllar nicelik itibariyle çok azdır; pek azı hariç her şey furuattır.
Hatta usulle ilgili dahi kavrayış ve yorumlama cihetiyle düzenli değişimler, gelişimler gerçekleşir.
Bu hususta kâinatın, tüm azasıyla tekemmül içerisinde olması çok kararlı bir değişim düzeninin varlığını ispata tek başına kâfidir.
Anlaşılıyor ki, değişim gerçekten de kaçınılmaz bir şey…
İmam Şafii (rh a) Mısır’a geldikten sonra ciddi görüş değişikliklerine gitmiş, bunlar ‘kadim’ (eski) ve ‘cedid’ (yeni) görüşler olarak tasnif edilmiştir.
Zira zaman, mekân, şart ve ihtiyaçlar tekemmülün ivme kazanıp hızlanmasında çok ciddi etki sahibidirler.
Öyle sanıyorum ki, “çok okuyan değil, çok gezen bilir” sözünden anlaşılacak bir mana da budur.
Şeriati “Coğrafya, olayları/hakikatleri tarihten çok daha iyi izah eder, anlatır” derken herhalde söz konusu hususu da nazara vermek istemiştir.
Demem o ki, değişimden korkmaya hiç gerek yok…
Kendi tutturduğu yolu hiç değiştirmeden sürdürenler en iyi ihtimalle eksenlerinde dönüp dolanırlar.
Ama geniş ufukları takip etme cesaretini –haddini aşmamak şartıyla- gösterenler, kâinatı kendi etraflarında döndürebilirler.
Doğruhaber Gazetesı