Çocuğumuzun, okuma yazmayı öğrendikten sonra ömrü boyunca gerek duyacağı önemli yeteneklerin başında kitap okuma alışkanlığı gelir. Kitap, çocuğumuzun duygusal, zihinsel ve sosyal gelişiminde göz ardı edilemez bir etkendir.
Bebeklik çağından başlamak üzere daha okumayı bilmezken; bizler onlara masallar okuyarak okumaya karşı bir merak uyandırabiliriz. Ellerine kitap, dergi, gazete vs. vererek onlara tanıma ve karıştırma imkânı sunalım.
Kitap okuma çocuğumuzun okul başarısını arttırmakla birlikte çocuğumuza olayları analiz etme ve çevreyi tanıma yeteneğini de kazandırır. İlkokul çağındaki çocuklara, okumaya başladıkları bu dönemde okuma alışkanlığı kazandırabilmek çok önemlidir. Özellikle ilkokul 1. sınıf yani 6-7 yaş aralığı en önemli dönemdir. Bu dönemde edinilen alışkanlıklar kolay kolay bırakılmaz.
Peki, çocuklarımıza kitap okumayı nasıl sevdirebiliriz?
Çocuklarımıza öncelikle öğrenme sevgisini aşılamamız gerekir. Keşif amaçlı tabiat gezileri düzenleyelim. Çiçekleri, hayvanları yani doğayı ve canlıları tanıtıp incelemeler yapabilme yetisi kazandıralım. Tabiata ve canlılara karşı bir merak uyandıralım. Öğrenme isteği de merak da tefekkürle başlar. Böylece çocuklarımız sadece okulda değil, yaşamlarının her alanında öğrenecek ve ilerleyecektir.
Hediye alırken veya ödüllendirirken, oyuncak veya abur-cubur yerine seviyelerine uygun olacak şekilde kitap alalım. Böylece çocuğumuzun sevdiği objeler arasına kitapları da katmış oluruz.
Kitap alacağımız çocuğumuz, okuma yaşına yeni gelmişse; bol resimli, az yazılı ve renkli olmasına dikkat edelim ki çocuğumuz resimler sayesinde okumaktan sıkılmasın.
Çocuğumuza kitap seçerken öncelikle bizler içeriğinin uygun olup olmadığını inceleyelim, hatta okutmadan önce biz okuyalım.
Çocuklarımızı sürekli kitap okumaları yönünde ikaz etme yerine, onları okumaya motive etmek daha uygun olur.
Çocuklarımız hayatı daha çok görerek öğrenirler. Anne baba en iyi modeldir. Eğer ebeveyn televizyon seyredip “Kitap okumak çok yararlı, hadi yavrum eline bir kitap al da odana geç ve oku” derse çocuğun üzerinde pek de bir etkisi olmaz. Anne-baba eğer okuyan bir ebeveyn ise çocuklarına iyi bir örneklik göstermiş olur. Bu yüzden kitap okuma saatlerimiz olmalı. Hatta kitap okuma kuralımız olmalı…
Çocuğumuz kitap okumak istemezse; bir sayfa hatta bir satır bile olsa okumalarının gerektiğini söyleyelim. İnanın kardeşlerim, çocuk kendisini kaptırıp bir satırla, bir sayfa ile sınırlandırmayacaktır; yeter ki sevdirmeyi bilelim. Çok baskı kurmazsak ve sabırlı davranırsak kısa sürede meyvesini alırız inşallah.
Kitaplar ve dergiler üzerine yorumlar yapalım ve ara sıra da birlikte okuyalım. Fikrini soralım; değer verdiğimizi, takdir ettiğimizi, onunla ilgilendiğimizi çocuğumuza hissettirelim.
Çocuklarımızı biz kazanalım ve onları dinleyelim. Aksi taktirde -Allah muhafaza- kendilerine başka dinleyiciler bulma arayışına girerler.
İnancımıza, örf ve değerlerimize uygun; içerisinde bilmece, bulmaca, labirent, hikaye ve fark bulma içerikli bir dergiye abone olalım. Bu içerikteki dergiler her zaman çocukların ilgisini çeker, hoşuna gider.
Kitap okuma, çocuğun kendisini ifade etme becerisini geliştirir. Biz ebeveynler olarak kendilerini ifade etmelerine fırsat vermeli, onları dinlemeli ve soruları karşısında bıkmadan yaşlarına uygun olacak cevaplar vermeliyiz.
Çocuklarımıza kitap alırken onlara danışarak ve fikirlerini alarak beraber alabiliriz. Yine imkânlarımız dâhilinde çocuklarımıza bir kitaplık oluşturabilir ya da kitaplığımızın bir kısmını onların kitaplarına tahsis edebiliriz.
Çocuk, eğer okuduğu kitabı anlatırsa; okuma isteğinin ve merakının olduğunu anlarız. Bu durumda onu sabırla ve gözlerinin içine bakarak dinlemeliyiz. Yaptığının önemli bir faaliyet olduğu hissini verirsek motive etmiş oluruz inşallah.
Küçük çocuklarımızla birlikte imkânlarımız dâhilinde bir kütüphaneye giderek onları kaydedelim. Beraber kitap okumaya da dikkat edelim. Unutmayalım ki “ne ekersek onu biçeceğiz.”
Çocuklarımız gelişim dönemlerinde alışkanlıklarının çoğunu bizden alacaklardır. İyi örnek olmaya gayret edelim inşallah.
Allah’ın bizlere emaneti olan çocuklarımızı, Allah’a hakkıyla kulluk eden bireyler olarak yetiştirirsek; hem dünyada insanlara faydalı, hem de ahirette kazanan ve bizlere de faydası olan bir çocuk yetiştirmiş oluruz.
Rabbim evlatlarımızı Salihlerden eylesin. (Âmin)
Şükran Kaya / Nisanur Dergisi - Kasım 2014 (36 Sayı)
Bebeklik çağından başlamak üzere daha okumayı bilmezken; bizler onlara masallar okuyarak okumaya karşı bir merak uyandırabiliriz. Ellerine kitap, dergi, gazete vs. vererek onlara tanıma ve karıştırma imkânı sunalım.
Kitap okuma çocuğumuzun okul başarısını arttırmakla birlikte çocuğumuza olayları analiz etme ve çevreyi tanıma yeteneğini de kazandırır. İlkokul çağındaki çocuklara, okumaya başladıkları bu dönemde okuma alışkanlığı kazandırabilmek çok önemlidir. Özellikle ilkokul 1. sınıf yani 6-7 yaş aralığı en önemli dönemdir. Bu dönemde edinilen alışkanlıklar kolay kolay bırakılmaz.
Peki, çocuklarımıza kitap okumayı nasıl sevdirebiliriz?
Çocuklarımıza öncelikle öğrenme sevgisini aşılamamız gerekir. Keşif amaçlı tabiat gezileri düzenleyelim. Çiçekleri, hayvanları yani doğayı ve canlıları tanıtıp incelemeler yapabilme yetisi kazandıralım. Tabiata ve canlılara karşı bir merak uyandıralım. Öğrenme isteği de merak da tefekkürle başlar. Böylece çocuklarımız sadece okulda değil, yaşamlarının her alanında öğrenecek ve ilerleyecektir.
Hediye alırken veya ödüllendirirken, oyuncak veya abur-cubur yerine seviyelerine uygun olacak şekilde kitap alalım. Böylece çocuğumuzun sevdiği objeler arasına kitapları da katmış oluruz.
Kitap alacağımız çocuğumuz, okuma yaşına yeni gelmişse; bol resimli, az yazılı ve renkli olmasına dikkat edelim ki çocuğumuz resimler sayesinde okumaktan sıkılmasın.
Çocuğumuza kitap seçerken öncelikle bizler içeriğinin uygun olup olmadığını inceleyelim, hatta okutmadan önce biz okuyalım.
Çocuklarımızı sürekli kitap okumaları yönünde ikaz etme yerine, onları okumaya motive etmek daha uygun olur.
Çocuklarımız hayatı daha çok görerek öğrenirler. Anne baba en iyi modeldir. Eğer ebeveyn televizyon seyredip “Kitap okumak çok yararlı, hadi yavrum eline bir kitap al da odana geç ve oku” derse çocuğun üzerinde pek de bir etkisi olmaz. Anne-baba eğer okuyan bir ebeveyn ise çocuklarına iyi bir örneklik göstermiş olur. Bu yüzden kitap okuma saatlerimiz olmalı. Hatta kitap okuma kuralımız olmalı…
Çocuğumuz kitap okumak istemezse; bir sayfa hatta bir satır bile olsa okumalarının gerektiğini söyleyelim. İnanın kardeşlerim, çocuk kendisini kaptırıp bir satırla, bir sayfa ile sınırlandırmayacaktır; yeter ki sevdirmeyi bilelim. Çok baskı kurmazsak ve sabırlı davranırsak kısa sürede meyvesini alırız inşallah.
Kitaplar ve dergiler üzerine yorumlar yapalım ve ara sıra da birlikte okuyalım. Fikrini soralım; değer verdiğimizi, takdir ettiğimizi, onunla ilgilendiğimizi çocuğumuza hissettirelim.
Çocuklarımızı biz kazanalım ve onları dinleyelim. Aksi taktirde -Allah muhafaza- kendilerine başka dinleyiciler bulma arayışına girerler.
İnancımıza, örf ve değerlerimize uygun; içerisinde bilmece, bulmaca, labirent, hikaye ve fark bulma içerikli bir dergiye abone olalım. Bu içerikteki dergiler her zaman çocukların ilgisini çeker, hoşuna gider.
Kitap okuma, çocuğun kendisini ifade etme becerisini geliştirir. Biz ebeveynler olarak kendilerini ifade etmelerine fırsat vermeli, onları dinlemeli ve soruları karşısında bıkmadan yaşlarına uygun olacak cevaplar vermeliyiz.
Çocuklarımıza kitap alırken onlara danışarak ve fikirlerini alarak beraber alabiliriz. Yine imkânlarımız dâhilinde çocuklarımıza bir kitaplık oluşturabilir ya da kitaplığımızın bir kısmını onların kitaplarına tahsis edebiliriz.
Çocuk, eğer okuduğu kitabı anlatırsa; okuma isteğinin ve merakının olduğunu anlarız. Bu durumda onu sabırla ve gözlerinin içine bakarak dinlemeliyiz. Yaptığının önemli bir faaliyet olduğu hissini verirsek motive etmiş oluruz inşallah.
Küçük çocuklarımızla birlikte imkânlarımız dâhilinde bir kütüphaneye giderek onları kaydedelim. Beraber kitap okumaya da dikkat edelim. Unutmayalım ki “ne ekersek onu biçeceğiz.”
Çocuklarımız gelişim dönemlerinde alışkanlıklarının çoğunu bizden alacaklardır. İyi örnek olmaya gayret edelim inşallah.
Allah’ın bizlere emaneti olan çocuklarımızı, Allah’a hakkıyla kulluk eden bireyler olarak yetiştirirsek; hem dünyada insanlara faydalı, hem de ahirette kazanan ve bizlere de faydası olan bir çocuk yetiştirmiş oluruz.
Rabbim evlatlarımızı Salihlerden eylesin. (Âmin)
Şükran Kaya / Nisanur Dergisi - Kasım 2014 (36 Sayı)