Biismihi subhanehu..

 

فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

 

Allah azimuşşan, Rahman süresinde, tam otuz bir kez şu ayeti tekrarlıyor.

Şimdi, siz Rabbinizin hangi nimetini yalanlıyorsunuz ?

 

Yoktan var etme nimeti, bütün nimetlerin temelini oluşturur.

Buna göre yüce Allah, insanlara yoktan var etme nimetini hatırlatırken aslında onlara kavrama sınırlarını aşan bir nimetten söz ediyor.

Allah azimüşşan, insanlar için, insanların sayamayacağı kadar çeşit çeşit nimetler yaratmıştır. duymaları için kulak , görmeleri için göz, düşünmeleri için akıl vererek bir insanı en güzel ve en donanımlı varlık olarak bütün yaratılanların en şereflisi olarak yaratmıştır. Doğru yolu bulmaları, ve bu yolda yürümeleri için onlara yol gösterici olarak peygamberler göndermiş , kitaplar indirmiştir.ve insanlara, gerek peygamberler vasıtasıyla gerekse kitaplar vasıtasıyla emir ve yasaklarda bulunmuştur.

İnsanoğlu ise, bu eşsiz nimetleri Yüce Yaratıcıdan bilmesine rağmen, O na karşı kulluk ve hamdetmekten, aciz , güçsüz, gafil, ve nankördür.

Kainatta yaşayan her canlının rızkını temin eden, Rezzak olan (Allah) a karşı insan , sadakatsizliğinin belirtisi olarak ,sorumluluktan kaçtığı gibi Allah ın nimetlerine karşı da olabildiğince nankördür.

üç gün önce istanbul şişli de yol kenarına atılan çuvallar dolusu ekmek, bu söylediklerimi teyit ediyor.

Ekonomik krizin had safhaya ulaştığı şu günlerde, insanların nimetlere karşı saygısızlığı, asiliği ,vurdumduymazlığı beni büyük bir endişeye sevketti. bu sıcaklığını koruyan olay üzerinde , tefekkür etmeden ilk aklıma gelen cümle şu oldu .

Fe bi eyyi alai rebbiküm ma tukezziban.(şimdi, siz Rabbinizin hangi nimetini yalanlıyorsunuz.)

nasıl endişe etmeyelim ki, ülkenin dört bir yanında bu tür karelere rastlar olduk..Binlerce insanın açlık sınırı seviyesinde yaşadığı bir dönemde yaşanan bu tür olumsuz vakaların ardı arkası kesilmiyor.Vicdan dan adaletten ,merhametten yoksun pervasız insanlarla iç içeyiz. Ancak, bu ayeti kerimeden daha ziyade bizleri tedirgin eden şu ayete bir bakalım.

Saçıp savuranlar, şeytanın kardeşleri olmuşlardır; şeytan ise Rabbine karşı nankördür.(Isra 27)

Saçıp savuranlar,nimeti inkar edenlerdir.Allah azimüşşan, saçıp savuranların kime hizmet ettiğini açıkça gösteriyor.

saçıp savuranların yüzünden nice topluluklar helak edilmedi mi?.

Saçıp savuranlar, ülkesi olmuşuz.?

Ülke halkı olarak düştüğümüz hal , içler acısıdır maalesef.. ekmek israfı konusunda yaptığım kısa bir araştırma neticesinde inanılmaz bir tablo ortaya çıktı.

1991 yılında, Ekmek Sanayii İşverenler Sendikası,İstanbul’da günde en az 1 milyon ekmeğin çöpe atıldığı veya hayvan yemi olarak kullanıldığını açıklamış.

Aynı yıl, İstanbul Fırıncılar Odası ise, İstanbul’da bir günde üretilen 10 milyon ekmeğin % 5’inin israf edildiğini ileri sürmüş. Bu da, 500.000 ekmek eder.

Aynı odanın, 1993 ve 1994 yıllarındaki açıklamalarında, İstanbul’daki ekmek israfı % 6-7 civarında olarak kaydediliyor.

1999 yılı başında Türkiye Fırıncılar Federasyonu’nun,İstanbul için verdiği rakamlara göre, bir günde üretilen yaklaşık 15 milyon ekmeğin yaklaşık % 25’i israf ediliyor. Bu da 3 milyon 750 bin ekmek demek. Aynı kaynakta, tüm ülkedeki ekmek israfının ise, 15 milyon adet olduğu belirtiliyor.

Türkiye’de, 2005 yilinda üretilen 120 milyon ekmeğin yaklaşık 12 milyonunun çöpe gittiği vurgulanan raporda, bunun ekonomiye zararının günlük 2.6 milyon YTL olduğu kaydedildi.
İsraf edilen ekmeğin ekonomik kaybı ise yıllık 700 milyon doları buluyor.

2007 de TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Türkiye de günde 6 milyon 150 bin ekmeğin ısraf edildiğini, bunun mali boyutunun 1,5 milyon YTL olduğunu belirtti.

2009 da yapılan araştırmalar sonucunda Projeyi hazırlayan Nurgül Akdağ, Türkiye de her gün 120 milyon ekmek üretildiğini, bunun yaklaşık 12 milyonunun israf edildiğini söyledi. "Bu da demek oluyor ki; üretilen her 10 ekmekten biri bilinçsiz tüketim sebebiyle israf ediliyor.


Ekmek israfının, sadece İstanbul’da değil, başka büyük kentlerde de artmakta olduğu, yerel araştırmalardan anlaşılıyor. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü’nün Adana ve çevresinde yaptığı araştırmaya göre, satın alınan her 10 ekmeğin 1’i çöpe gidiyor. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nün araştırmasına göre de, Konya’da ekmek israfı % 41’e ulaşmış durumda.

Dikkat edilirse bu yaptığım kısa araştırmalar salt ekmek israfı için geçerlidir.

Neleri israf etmiyoruz ki,

Aldığımız nefesten tutun,kullandığımız suya,giyecekler, ve yiyeceklerden tutun değerini bilemediğimiz zamana, kadar herşeyi israf ediyoruz.

israfı ciddi manada mülahaza etmeliyiz.ve, bu tüketim çılgınlığı bizi, ne zaman ve nerede buldu deyip, çözüm yolları aramalıyız.

Dikkat edilirse, çağdaş kapitalist sistemde tüketimin sevkedicisi üretimdir. Üretim yapıldığı için insanlar tüketmek durumundadırlar. Tüketim sınırsız arzular oldukça cazip pazarlama ve reklâm faaliyetleriyle sürekli olarak kamçılanır. Böylece ihtiyaçlar üretimin peşinde koşar.
Kapitalizmin tüketim hırsı sınırsız bir insan tipi meydana getirmiştir
.

İslâm toplumu ise kaynakları verimli olarak kullanır. İslâm toplumunda ihtiyaçları öncelikle zaruretler tayin eder. İslâm, kaynaklarla ihtiyaçlar arasındaki ilişkileri esasta israfın bertaraf edilmesi gereği açısından düzenler. İsraf yasağı temeli üzerinde oluşan İslâmî üretim tarzı, İslâm devletine tabi olanların beslenme, barınma, giyinme, ulaşım ihtiyaçlarını yeterli olarak karşılamak hedefine yöneliktir.

Nankörlerden, (şeytanın kardeşlerinden) olmayalım.tanıyalım , ve uyaralım..

Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir.

 vesselam.

 

Tayfun HAK