DEMOKRASİ KAHRAMANLARI(!)

 

  Demokrasi ile yönetilen ülkelerin hemen hemen hepsi,   kural olarak benimseyip , şablon olarak oturtrmuş olduğu,  norm larla hareket ederler.. Bu normlar çerçevesinde   temel olarak   hedeflenen   amaç, halkın iştiyaklarıdır. Hükümetler, ülke vatandaşı olan bütün   halklarının , dinine, diline, cinsine, rengine,  kimliğine, ırkına  bakmaksızın  herkesi    eşit düzeyde tutmak ile yükümlüdür.  Zaten hükümetler  bu durumun farkında olduğundan  atılımlarında son derece dikkatli olurlar

Hükümetlerin  adaletten uzak ,  kayırımcı ,tutumları olduğunda ,ülke halkının   hükümete karşı  protesto ve tenkitleri başlamadan   muhalif siyasi partiler hükümete karşı adeta yek vucut olup , halkların hakkı ,ve demokrasinin belirlemiş olduğu norm lara ters düşen hükümeti al aşağı etmek için harekete geçerler  .Hükümetin yanlışlarını    koz olarak kullanıp iktidarı devirmek için maksimum efor sarfederler.Bu  demokrasi ile yönetilen ülkelerin tamamında mevcut bir anlayıştır.  Bütün dünyada bu böyledir.

 Ülkemize bakıldığında ise tam tersi bir durum söz konusudur.Hükümet , iktidara geldiği  günden bu yana ( Kürt açılımı ile ilgili )belki de ilk doğru adımını atıyorken , muhalefet , ırkçı zihniyet,ve  sözde ülkenin aydınları ülke elden gidiyor propagandasıyla insanları hükümete karşı kışkırtıyorlar.Kimse bana hükümetin DTP ile görüşmesinin yankıları olduğunu  bahane etmesin.Hükümet de DTP nin kürtlerin tek temsilcileri olmadığını biliyor.Muhalefet de.Bu görüşme çok amaçlı bir görüşmedir. Herşeyden önce DTP siyasi bir partidir. Konu kürt çözümü ise elbette görüşecek ayrıca   AB nezdinde yeni bir kimlik,  silahların susması,  adına yapılan bir saatlik görüşme de bu kadar yaygara koparmanın anlamı ne ? Hayır ..mesele kürt sorununa eğilimdir.Halkların hakkı esşit olmasın ,çığırtkanlığıdır.

Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir olayla karşılaşamazsınız.Dün ün  özgürlük ve demokrasi kahramanları,(!) meydanlarda , barış , hak,  hukuk,  ve halkın iştiyakları için hararetli nutuklar atarken,  bugün deyim yerindeyse tükürdüklerini yalayıp sefilleri oynuyorlar..Halkın ve ulusun huzuru için hükümetin demokratik atılımlarını hazmetmeyen sözde  milletin vekilleri demokratik hukuk  ilkesiyle bağdaşmayan bir  yoldalar.yani doğru yolu  tersinden yürümekteler...Son seçimlerin Ak parti dışında en çok oy alan parti liderleri Baykal -Bahçeli- ve Kurtluluş kürt sorununa karşı sanki hükümetin karşısında aynı safta gibiler..

 Tek millet tek devlet modeli ne bir itirazım olmayabilir ama kürtlerin hakları denilince   bu  milliyetçi  köpürmeler, neyin nesi oluyor..Kürt halkına hakkın var ama ..vermiyorum zihniyeti neyin  tezahürüdür. Sayın Numan kurtuluş sen hangi çağda yaşıyorsun ki yakın bir zaman içinde hangi kürt sorunu kürt sorunu mu var gibi acemice talihsiz  cümleler sarfediyorsun.

Haydi diyelimki  Bahçeli   ve  Baykal ın tepkilerini bir nebze anlayabiliriz.Onların zaten bu ülkeye bir yararı dokunmadı dokunamazda.. Ya siz.?.Çağlayanlarda halkın kardeşliğinden, ümmettin vahdetinden ,barıştan, demokrasiden  dem vurmamışmıydınız ?.Peki, ya  Onursal ve manevi Başkan Erbakan hoca nın  Bingöl’de: “Sen Türküm, doğruyum, çalışkanım cümlesini dayatırsan  birileri de çıkar kürdüm, doğruyum daha çalışkanım der” sözlerine  rastlamadınmı;?

 Kanımca, partinizin siyasi anlayışındaki  milli görüş kavramı yerini  İslami görüşe bırakmadan halkın ve benim nazarımda , Alperenlerden bir farkınız kalmayacak ve asla iktidara gelmeyeceksiniz..

Evet  bugün Kürtlere, ne mutlu  Türküm diyene  ırkçılık kokan ant lar ezberletirsen  Onlar da yarın ne mutlu ,  Kürdüm diyene diyecektir..

  Türklere değil Türkçü lere ve had i zatında muhalefetçilere şunu sormak istiyorum..Yeni bir Anayasa yapılsa  demokratik hak ve hürriyetler güvence altına alınsa ,halkın diline dinine örfüne adetine karışılmasa , demokratik kurumların erkinleşmesine olanaklar  sağlansa ne yiniz eksilir.

Kim ne derse desin, Ülkedeki bütün kaosların ,ve sorunların üstesinden gelebilecek tek güç islam ahlakı ve anlayışıdır.

Kürt Sorununda da yegane çare islamî açılımdır.
 
Bütün sorunların kaynağına bir bakın  bu zalim sistem değilmidir?.. Kardeşi kardeşe vurduran zihniyet nasıl bir zihniyetttir düşündünüz mü  hiç...?

 Bu sistemin içinde kalarak bir çıkış, bir çözüm, bir açılım ,gerçekleştirilemez. Aslında AK Parti hükümeti de  bunun bilincinde , ama konjötürün uygun olmadığı düşünüyorlar..

Bizim bütün sorunlarımızı ancak İslam çözer. Hatta İslam’da öyle bir mucize, öyle bir sihirli güç vardır ki, dokunduğu zaman, batıl sistemlerin sebep olduğu ve altından kalkamadığı yığın yığın sorunları bir çırpıda bitirir.

İslam tarihine bakıldığında bu açıkça görülüyor.

öyle fazla geriye gtmeye de gerek yok aslında. Bugün İran İslam Cumhuriyetine bakıldığında ,Türkiye ile arasında her konuda dağlar kadar fark olduğunu görebiliriz.

Şimdi altından kalkılamayan bu büyük görünen küçük  soruna İslam tebessümle  bakar. Çünkü ona göre bu sorun bile değildir. İslam , Ancak Müslümanlar kardeştirnizamıyla  şöyle bir dokunur , birde bakarsınızki, sorun  kaybolur gider.
 Maalesef  bu devlet ve toplumun geneli , İslamı tam manasıyla tanımamıştır.Dolayısıyla islama   teslim olmuş değildir.. Hatta laik sistem onu kendisine alternatif bilerek yok etmek için uğraşıyor..

Bugünün zalim sitemi, mekkenin cahiliye dönemindeki  sistemden ne farkı var..

Ebucehiller kız çocuklarını diri diri mezara gömerdi. Laik sistem de çocuk yaştaki kızlarını bale lerde dansöz kılığına sokarak şeytana yem olarak sunuyor.Cahilliye döneminde İnsanlar taştan çamurdan, tahtadan putlara taparlardı. Laik sistem de Allahın kanunları dışında herhangi  nesneye veya  insana  tapabiliyor.

Mekkenin cahiliye dönemi İslam inkılabıyla  ile son buldu.İşte bundan sonra,islam  bütün kaosları sorunları kargaşaları  sadece ve sadece innemel müminune ixvetün -sadece müminler kardeştirler- kaidesiyle sihirli değnek değmiş gibi kolayca çözmedi mi?..

 İslam ,adeta bir güneş gibi girdiği her yeri aydınlattı. insana insanlığı   kazandırdığı  gibi, adaleti, hurriyeti,  kardeşliği esas alarak bütün dünyaya yayıldı.

Bugünün Demokrat ve hukukla yönetilen  ülkeleri (her ne kadar İslam dan uzak olsalar da) islamın getirdiği  esas larla yaşamak zaruretindedirler. çünkü bundan başka herhangi bir yaşam biçiminde toplumlar arasında çatışmalar, ölümler, zülümlerin ardı arkası kesilmeyecektir.

Herkes istediği kadar kürt çözümü  veya ülkenin değişik alanlardaki sorunlarına çözüm yolu sunsun..

İslam dışında hiç bir çözüm yolu, sağlıklı ve kalıcı değildir.

 

vesselam

Tayfun HAK