2009 yılının ortalarında, AKP hükümetinin eliyle “demokratik açılım” adı altında bir süreç başlatıldı.

Altyapısı hazırlanmadan, dibi çatlak sürahide halka sunulmaya hazır şerbetten söz açıldığında, kale arkası (Doğu), ve Maraton (Batı)  tribünleri ayağa kalkmıştı.

Sürekli tribünlere oynayan ve tribünlerden tepki alan CHP ve MHP hükümeti bölücülükle suçlamıştı. Sadece bölücülük ile mi? Ortamı germe ve kaos yaratmak için gözleri kapalı ağızlarına ne geldiyse onu söylediler. Ama aynı zamanda söyledikleri cümlelerin altında da ezildiler.

Enteresan değil mi? Bu ülkenin Demokrasiden hukuktan nutuk atan kahramanları (!),(sadece Türkiye’de sayıları 20 milyonu aşan ve asırlardır iç içe yaşadığı) Kürt vatandaşlarına karşı tadı belli olmayan bir bardak şerbet için kopardıkları yaygaraları…

Sadece CHP ve MHP mi? Hayır. DTP de açılıma kapalıydı. Onlar da bu süreç te Kürt halkını değil, Öcalan’ın hücresindeki 17 cm lik küçülmenin propagandasını yaptılar. Tokatta son yaşanan olaylardan sonra  DTP kapatıldı. Ahmet Türk ile eski eş başkan Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk’un milletvekilliği düşürülürken, 37 kişiye 5 yıl siyaset yasağı getirildi.

Bu parti kapatılmaları, halkın demokrasi biçiminden ne derece mahrum olduğunu gösteriyor. Halkın seçtiğini halk kapatmadıkça, yerimizde saymaya devam ederiz. Olaylar kaoslar başlar ve böylece devam eder. Bulanık taki Bulanık havanın tezahür ettiği gibi…

Peki siyasetçilerin dışında Bu açılıma kapalı olanlar yok mu ? Yine var. (Kartel) BASIN- MEDYA- TSK..

Ülkemizde malum medya ikiyüzlüdür. Bir bakarsınız ki, her provokatörün peşine bir kameraman takıp koşturmuş ve olayları büyük bir heyecan ve coşkuyla(!) aktarmış. Bir de bakarsınız , tüm Kürtleri Terör kefesine koymuş saldırdıkça saldırıyor.

Başbakanın TSK nın açılıma yönelik tavrından işkilli olduğu yönünde duyumlar ortaya çıktı. TSK nın da desteğini alarak süreci başlatmaya ikna olan Başbakan, Daha en başından TSK nın desteğini geri çektiğine inanıyor.

Başka, açılıma kapalı olanlar kaldı mı diye sorarsanız, maalesef var.

Rant sağlayanlar,Ergenekon’un bumerang usûlü milletin bütünlüğüne barış ve kardeşliğine engel olanlar/olmaya çalışan aydınlar (!), paşalar (!) var.

Ancak, kesinlikle bu olumsuz görünen tabloya, aldanmamak gerekir. Çünkü, Ülkenin Refah ve kardeşliğinin Açılımlar da olduğunu bilen bir halk kitlesi var.

Ve bu halk kitlesi, her şeyden evvel Müslümandır. Türk, Kürt, Arap, Zaza,  Çerkez ve Laz olması onun için bir şey değiştirmiyor. İnancının gerektiği gibi davranır. İnancı nasıl emrediyorsa o şekilde uygular. Akıtılan masum kanların son bulmasını, gözü yaşlı anaların gözyaşlarının dinmesinin bu açılımlarda saklı olduğuna yürekten inanır ve bilir.   

Açılımı (tam olarak) açamayan AK parti hükümeti, 72 milyonu kardeş yapma projesine, inanarak ve inandırarak yeniden sarılmalıdır.

Hak, adalet, eşitlik, demokrasi gibi kavramlar adeta ağızda birer sakız gibi çiğnenip atılmamalıdır.

Kürt sorununu çözmek çok zahmetli bir iş değildir. Yeter ki, Adil olun. Eşitliği ikame etme noktasında dik durun.
Onu zahmetli kılan yarasaların ömrünün az olduğuna inanın.

Ülke halkına, yararlı atılımlarda yasakçı Red çi kimlikleri ile tanınan yıkım ekibinin başmühendisleri olan MHP ile CHP artık tabanını koruyacak durumda değil.
Garipliği hak etmeyen ama hep garip bırakılan kitlelerin sorunlarına , kulak vererek çözüm aşamasında başarıya ulaşırsınız.

Unutmayın ki, halkı küçümseyen küçümsenir.

Vesselam

Tayfun Hak