Mahiyet açısından, içerisinde farklı alanlarda onlarca ayrı işgali barındıran ve etki alanı olarakta çok büyük bir coğrafyayı etkileyen, insanlık tarihi için utanç verici acı bir işgalin adıdır Kudüs.

Dünya Kudüs günü ise aslında bir vefa günüdür, insan hakları ve küresel dünya hayatı için insanlık adına yapılmış bütün antlaşmaların, yazılı metinlerin saygısızca çiğnendiği bir günde, ezilenler için bir hatırlama, adalet ve hak savunucuları için bir nişan, emperyalist zalimler için ise zalimliklerini yüzlerine haykırma günüdür.

Emperyalizm için; emsali az görülen bu işgal, kirli tarihlerinin, tecrübesinin doruğunda iken, planladıkları ve amaçlarına ulaşmak için bütün kutsallarını ve kutsalları hiçe saydıkları bir onur mevzusudur.

Planlanmış ve yaşanmış en büyük haçlı seferlerini bile alt edecek bu yakın dönem işgali, tamamen şeytani bir planın uygulanma alanı ve zamanıdır.

İşte bu durum karşısında, insanlık ve İslam dünyası, mutlaka bu amansız işgale karşı kahramanca ve emsali az görülecek bir direnişle karşılık vereceklerdir. Bu direniş, yaşanan işgalin çeşitliliği kadar, çeşitli olacaktır. Her türlü sömürü ve fıtratı bozma çalışmalarına karşı, diriliş projesi olacak bu savunma ve özgürlük mücadelesi, insanlık adına büyük bir adım olacaktır.

İşte bu savunma hamlesinin ilk adımlarından bir tanesi, “Dünya Kudüs” gündür. Müslümanlar ve diğer dinler adına, ortak yaşam için önemli bir ay olan Ramazan ayının son cumasında tespit edilip ilan edilmesi ise ayrıca çok önemlidir.

İnsan hakları ve adalet savunucuların, insanlık adına hafıza tazeleme ve önemli olayları teşhirde önemli günler belirlemesi çok gereklidir. Yılın her o tarihi geldiğinde bu olay üzerinden karşı durulması gereken konuyu anımsayarak barış ve kardeşlik adına insanlık hafızasına katkıda bulunmalarının ama geçmiş dönemde bu büyük işgal için belirli bir gün belirlemede, zafiyet göstermeleri, işgalin çeşitliliği dediğimiz alanın mahiyetini de göstermektedir. Yâda bazı insan hakları kurumlarının da bu işgalin bir parçası olduğunu!

O yüzden, insan hakları alanının bu zafiyetini kapatan “Dünya Kudüs gününe” hak savunucularının sahip çıkmaları ve bu günü ilan eden Sayın Ruhullah Humeyni’ye de teşekkür etmeleri gerekmektedir.

Kudüs günü küresel işgale karşı, küresel insani bir direnişin simgesi olması dileği ile bu günü belirleyen Kıymetli Humeyni’yi ve onun şahsında bütün mazlum Filistinlileri saygı ile selamlıyorum.

KUDÜS ve İNSAN(LIK)

Kudüs

Kudüs; sana karşı beslediğim ve kurduğum her hayalin dua olmasını

Her temiz duamın kabul olmasını, seni ve beni var eden Allahtan dilerim.

Meryem bakışların bereketli kubbesi ve Mesih’in pak kanı adına

Sabrın ve azametin simgesi olan, Mekke’ye kardeş olan şehir

Sana hitaben yazdığım bu kaçıncı karşılıksız mektup bilemiyorum,

Sana yazmaktan, seni yazmaktan, seninle olmaktan bıkmıyorum

Kudüs, içimde taşıdığım ve kartopu gibi yürüdükçe büyüyen şehir.

Çarmıh kurulmuş, ateş atılmış, kanlar akmış bağrına secde etsem

Bir bayram sabahı anlımı bağrına koysam ve haykırsam, hıçkırıklarla

Bir bayram sabahıdır, elbette özgürlüğün, bir bayram namazıdır secdemiz

Sana düşler kuruyorum, sana düşler çalıyorum ömrümün zamanından

Koynuna düşsem, çile yolunun her adımında ağlasam çarmıha ulaşsam

Semaya baksam sırtımı mescidi aksanın semaya bakan kubbesine yatırıp

Semaya, oradan yükselen Cibril’in Dostuna seslensem, dilim olsan halime

Zekeriya’nın merhametli nazik sesinde, sesim semaya dokunsa; Ey Resul desem,

Davut’un sesi ile şikâyet etsem ve Mesih’in gözleri ile baksam günahkâr bedenime

Sana karşı günahkârız, gözyaşlarımız sana karşı perçinlenmiş kirpiklerimizde

Ne kadar sabırlısın, sana yapılanlar karşıda, bize gülümsüyorsun yinede Kudüs

Ah Kudüs; Mabetlerin kollarımda uyansam bir kadir gecesi, özgürlük düşleri bitse

Kadınlar, Pazaryerlerini doldursa, zincir gibi saf saf namaza dursa delikanlılar

Çocuklar cıvıl cıvıl koşuşsa Kubbetüs Zehra’nın avlusunda ve baston sesleri avluda

Aklımı alıyor senin azatlığına kurduğum düşler, çıldırıyorum her kuşluk vakti

Artık yeter, artık bitsin rüyalar ayağa kalk ve haykır kendi sesinle çağır özgürlüğü

Sana koşmaz ise ayaklarım, ah et, beddua et, kahret, sitem et ve bakma artık yüzüme

Ama ne olur kendi sesinle haykır bir sefer daha, çağır yardımına ne olur bir sefer daha