Sonsuz hamd Allaha, salât ve selam onun Resulüne ve onun takipçilerine olsun.
   
"Güneşin kaderi yarasalara mı bırakıldı? "Allah’ın insana yapılmış olan ulvi ve yüce ikramı, ne büyük bir lütuftur. Kerem sahibi olan Allah insanoğluna bahşettiği makam ne büyük makamdır? İnsan cehaletin farkına varmayarak zillete bu kadar mı duçar olur? Dalgalanan yeryüzünde cahiliye bayrağı, yükseklerde seyir ederek insan temaşa eylese, cahiliyet mensuplarının çocuk gibi kırık dökük konuşmaları ile ellerinde ki çocukça oynadıkları cehalet oyuncakları ile nasıl sevindiklerini seyir edilerek görülür.

Ne oluyor bunlara, kokmuş cehalet bataklıklara yuvarlanmış ve yuvarlanarak, berrak olan hakikatten uzak vurdumduymazlıklar içinde yaşarlar. Ne olmuşta böylemi bunlar yaşamak isterler? Hayret insanın varlığı ve gayesi beşeriyetin ulvi ve yüce olan ubudiyete, mükemmel şümule, yüksekliğe ve insaniyetin zirvesine temiz nimetlerine götürmek ve yükselmektir aslında.

Bu ne hal cehaletin kokmuş bataklıklara ve derin zifiri karanlıklara dalmış yaşamaktadırlar. Kâinatın sahibine ası olmak mı isterler? Allah tarafından yaratılmış olan fıtrata karşı çarpışmamı? Cehenneme doğru Şeytan’ın güzelleştirdiği onu çekmeye, itaat ve rıza gösterenler? Ölüm yolculuğunu unutup dünyada nefse köle olmak mı isterler? Varlık demek dünya ve Ahiret demektir. Dünya ilk konak olmakla birlikte Ahiret’e hazırlık yapmak yeri değil midir? Ahrette de Haksizlik yok eksiksizlik yok. Bu Âlemdeki sana bahşedilen şeyleri hissetmenin ve hesabının yeridir orası.

Bu kâinatta Sende bu âlemlerin içinde bir mahlûk olduğunun bir parçasısın. Kâinatın sahibine tuğyan olmak yoktur. Tıpkı diğer yaratıklar gibi, itaat gerekli ve zaruridir.

Fıtratla ve kâinatın kanunuyla bocalaşan çiğneyen ve çiğnemeye teşebbüs eden Allah bunu ondan hesapsız azapsız esirgeyecek mi? Şunun haline bakın ne hazin değil mi? Güneşin kaderini yarasalara bırakırsanız karanlık yapmaya çalışırlar çünkü aydınlıktan rahatsız oluruz derler.

İslam dan rahatsız olanlar İslam’ın güneşine karşı  mahzurunuz ancak yarasalar gibi olmak tan başka olmanız mümkün değildir, Kendinize ancak karanlık yapabilirsiniz.

Mümin köklü bir nesildir geçmişi derinliklere uzayıp gidendir. Bu Kıymetli kervanın rehberleri de nebi ve resullerdir. Değişik yerlere, çeşitli milletlere, bir birine benzeyen O topluluklara onların yaptıkları kötülüklere, sapıklara, isyan ve cehaletlere, bu kervan şunu demişler onlara durun, Güneşe karşı gözlerinizi kapatırsanız ancak kendinize karanlık yaparsınız. Kendiniz ateş olursanız ancak oturduğunuz yeri yakarsınız. Başka yok kibirli davransanız, dağları geçemeseniz."Allah irade ve emir buyurduğu her şeye galiptir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler" (Yusuf 21)

Allaha karşı kim gelebilir. Ona sen mi yol göstereceksin hâşâ ve kelle, insanoğlunun fıtratına ve tabiatın akışına bu bağdaşmaz. Allah’la müttefik olmaktan başka yok. O en büyük müttefiktir zaten. Cehalet sahipleri ifsatlardan başka, bataklıklardan ve heveslerden gayri ne vermişler. Tüm marazları bilen elinden çıkan kudret ve kerem ilaçları Allahtan başka kim de var ve kim verir. Hak tan şaşmış felaketlere duçar olan şaşkın zavallılar, hidayet bulmazsanız rahat yüzü görmek mümkün değildir. Bunca acılardan sonrada fena bir azap var. Ve bilmelisiniz ki, talihsizliğin pençesine düştüğün cehalete verdiğin sevk ve irada kumandayı sana cazip gelmişse de, cicili ve bicili çocukların oyuncaklar misali gibidir, sevindiren şey şaştırmıştır seni... Hilekâr ve Eşkıyalık hallerin, su i niyet sahiplerine karşı şaşırtmalar, çeşitli oyun ve entrikalardan, yorgun düşmüşsündür... Beşerin peşinde hüsnü niyet var. Şimdi sen nereye gidiyorsun be adam?

Kanadı kirik ve ya kopuk olan cehalet uçamaz, uçsa da düşer. Şu cehalete bir bakın ki aklıselimle, sözde dertlere derman olacak. Şimdi ızdıraplarla şaşkınlıklarla ve Ruh bozukluklarıyla derinden ah çeker bir görseniz sizde…"bir kavim kendi kendini değiştirmedikçe Allah o millete lütfettiği nimeti değiştirici değildir "enfal 53

Allah insani benliğine çağırır. Kereme ve izzete gerçek bir mümin olmanın yarışına çağırır. Haktan rahatsız olanlar ancak kendilerine karanlık yapabilirler. Çünkü güneşte rahatsız olan yarsalar, günesin kaderi onların elinde değildir ki zaten şeytan insanin rakibidir. Bu Âlemde onu cehalete sevk eden o ise, Rakibini rakipsiz bırakma. Sevmeyi, sızlamayı, özlemeyi bırakan çorak kalplere yağmura hasret kalan yüreklere, yağmur ol. Bunu vermeyen kesen unutan, kalbi taştan daha kati değil de nedir? İnsan için sızlamayan bir söz kızarmayan bir yüz mutluluk gönüllü hissi bilmeyen sevmeyi bilirim? Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki kendi refahını ve saadetini başkasının felaketinin üzerin egemen olmasını isteyen, bir dünyada yaşıyoruz. Şeytanlaşmış bir dünyada yaşıyoruz, şeytana rakip olanlar nerede...

Cehalete ve şeytana rakip olmak umuduyla fi emanallah

Hezex Kalkan / Hürseda Haber