Dünya bu kadar vahşet arasında sıkışıp kalması, hallerin hayretle bakışa dönüşmesi her kesimin malumudur. Gaddar olanların merhametsizce davranıp, gözler görmez anlayışıyla herkese agresif ve yırtıcı olmakla birlikte sömürge üslupla çalım yapması, açıkça gözle görülür. Ümmeti yetim bırakması, kardeşlik entelektüellikleri bozma tablolar boyaması, ben ve sen kavgaların haritaları, kimin elleriyle yazılıp çizilip anti demokratlar ve düzen bazlardan başka kim ola bilir.

Bu vahşetle birlikte yaşayan bazı kesimin, sözde Müslüman olup fakat olan sıfatıyla birlikte bu vahşete maşa olmaktan geri kalmayışlarında gözlerden kaçınmamıştır. Cinayet, ihanet, zülüm ve sömürücü işgalciye ekmeğine yağ sürmekten uzak kalmamışlardır. Hizmet kimedir gizlenmişse de Halik bilmektedir.

Eğer dava bir çizgi adı ise bu dava çizgiye aykırıdır, eğer İslam bir medrese ise bu medreseye bağdaşmaz. Eğer hak varsa, bu hukuk mekanizmasından ıraktır. Çünkü İslam, merhametsiz ve vahşetten beridir. İnsan genetiğiyle oynayan toplumun nasıl fesada uğrayacağı kalenderleri kullananlar ayları ve günleri karıştırmıştır. Duygulara kapılmış lakin ona çarku ber olmuştur.

Vahşetten uzak din kardeşiyle entelektüel olmak, anti simi tizimden beri olmak hayatının şartı olduğunu inan kesimin olmaz olmazıdır.

Kuran, evrensel kardeşlik duvarını örtmeyi ister. Ey Âlimler, eli kalem tutan aydınlar, Akademisyenler, kanaat önderleri, cemaat liderleri, davayı dert edenleri bu kardeşlik duvarı delmeyelim, örtmekte birbirimize yardımcı olup evrensel duvarı örmeye el uzatalım. İslam için ızdırapları çeken huşunuz fedakârlığınız ve samimiyetiniz bi iznillah davayı örtmeye ve örmeye götürecektir.

Sosyal, siyasal alanda toplumsal uzlaşının ve tarihin çıkış yolunu İslam’la olduğunu hiç kimsenin söyleminden uzak değildir. O zaman özgürleştirilen, izzete vesile olan, uyandırılan hayatımıza yön çizen Aziz İslam adıdır. Evvelen Allah insanı af eder. Kendini temize çıkaran, af eden acaba Allah af eder mi? Kendini Allah’ın çeşmesinin altına koymayan, necasetten temizlenir mi? “Utanmasan dilediğini yap” buyuran Efendimiz (s.a.v.), batıla kapılmak onların arzularına uymak ekmeklerine yağ sürmek utanmamak değil midir?

Özgürce yaşamak, her kesin hak ve hukukudur. Allah’ın emirleriyle yaşamamak, emredici bürokrasiler hayata hâkim olmuş demektir. Emredici bürokrasiler, hayatlara karışılırsa İslam rahat bir şekilde yaşayamaz. Ne aydın, nede diğer kesimler kendilerini ifade edilemez egemen gücün var oluşu onu bilinmemeye sevk eder. Lakin ölçüsü İslam olan birinin, İslam’ın izzeti, şeref ve hürriyetini her şeyden önce görür, kolektif  anlayışına sahip olur.

Fakat şuanda bazılarda kolektif yerine, bireysel kaygılar oluşmuş. Aslında biliyorlar, çıkarları sebeplerinden akledemiyorlar. Başarılara seyretmekten aciz kalmış bakmak istemiyorlar, tahammülde bile saygıları yok, rantları bozulacak ya çıkarları yok olacak korkusunda entelektüel bir arayışında değil, sosyal organizasyondan uzak, teslimiyeti ve mesuliyeti bir arada tutmamışlar. Yenilgi travması yaşanmışlar, liberal cezbesine kapılmışlar, çarpık İslam  anlayışı sergilemişler. Gerçek İslam anlayışı sunmamışlar. Kuran ve sünnet potasından, eğitim alma disiplinine kendilerini vermemişler. Vahşi kapitalizmi veya beşerin ideolojilerin pençesine düşmüş, dünyevileşmiş toplumun idrakine ve nefsin tarafında da büyütmüşler. Buna benzer laik olmayan hallere düşmüşler.

Lakin şuanda kardeşlik çatısı oluşturma, onun etrafında toplanmaya muhtacız. Kim neyin peşinde ise istikamet onu gösterir. Durmadan yanlış çizenler, umarım bir gün kendilerini düzeltirler. Hakikat varken, kimin eliyle çiziyorsun. Hak galip olandır ’’kurtuluş doğruluktadır’’ buyuruyor Âlemlerin sultanı.

Vahşete, ihanete ve kendi çarklarını koruma altına alınması için entelektüeli bozan, İslam dinin düşmanlarının sadık dostu ve uşağı olmaz mı? Allah’ın ve Resulü’nün metodu açıktır. Allah’a itaat, onu resulüne itaat ve gelen vahiye teslimiyettir. İnanmak yaşamak ise yaşamak teslimiyettir.

Bu ümmet, bu kadar mı zilleti hak etmiş? Yüreğimiz ve dilimiz bu kadar mı İslam’a susuz kalmış? İslam’a karşı inadı hortlaması bu kadar mı olur? Sözde ilim adamı ve Müslüman bu kadar mı İslam’dan uzak kalır? HHHHhhhhhhklşaaaakkın ve batılın ayrılması çok zor mu? Ruhen, aklen reziliğe uğrayıp, bu kadar mı savunmasız İslam âlemi ve Müslüman halk kalır hakka bağlayandır haktan kopsa sonrası dalalet değilmidir? Ne olmuş Allah’ı tanımasına rağmen insanlara ağırlık tanıyanları, Ahiret’i unutanları hesap vardır. Bu evrenin hesabına göre zorbalık yapan, zafer onundur. Lakin öyle  değildir. Onurlu duruş imanın fitneye galebe gelmesidir. Buda en büyük zaferdir. Fitne ehli, kendi çarkları koruma alınmanız, elinize ne geçer biliniz ki beşer ideolojiler ve sistemler, feryat eden kişilere, çıplak ve mazlum insanlara, aç olanlara fayda sağlanmaz  ve şu anda Allah yolunda filizlenen, samimi erler hakkın taraftarları filizlenmişler.

Hezex Kalkan