BİNGÖL-Karlıova ilçesinde yaşayan Silikozis hastalarının sesi olan Eğitim ve Toplum Gönüllüsü Semiramis Karaarslan daha önce yaptığı mücadelenin devam edeceğini belirterek bir basın açıklaması yaptı.

Karaarslan’ın  yaptığı açıklamada şu ifadeler yer aldı:
'' Bundan kısa  bir süre önce Bingöl’e gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bu garibanların, çaresizlerin sesini duyması  ve sorunlarına çare bulur diye silikozis hastaları adına bir mektup yazdım. Henüz bir cevap alamadan kayıp sayıları Türkiye’de 58’e, Taşlıçay’da 13 iken 14’e yükseldi.
Osman Ceylan, henüz hayatının baharındaydı. Ziyaret ettiğimizde gözlerimizin içine bakarak ‘Ölmek istemiyorum’  dercesine medet umuyordu. Arkasına bakmadan, hiçbir doktor çare bulamadan, sevdiklerini gözü yaşlı bırakarak Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Çünkü hastalıklarının çaresi yoktu. Günlerce Bingöl Devlet Hastanesi’nde tedavi gördü. Babası Hasan, onu hasta olduğu için evlendirmek istememişti. Muradına eremeden gitti yavrucak.     
Osman’da 6111 sayılı Kanun’un 67 nci maddesi ile 2022 sayılı Kanun’a geçici 2’nci maddesinden yararlanıp, malulen emeklilik hakkı kazananlardandı.
Diğer arkadaşları verilen 3 aylık müracaat süresini bile duymamışlardı. 3 aylık yasal süreden yararlanmak isteyen kimi hastanın başvuru sırasında meslek hastanelerinden aldıkları raporlar sağlık kurulu tarafından daha düşük derecede gösterilerek yasadan yararlanamaz duruma getirilmişti. Şu an hastalıkları ilerleyenlerin de maaşlarında da artış olması gerekirken yasa çıktığı anda hak ettikleri dereceden maaşları devam etmektedir. Ayrıca aylıklarındaki düzensizlikler bir türlü çözülemedi. Yani hak ettikleri aylıklarını bir türlü alamadılar.

Defalarca yazı gönderdikleri, raporları geçerli olduğu halde, bakanlık değişikliğinden dolayı henüz cevap alamayan, nefesleri çıkmayan hastalarımıza hala cevap gelmedi. Türkiye de bu ana kadar bizim bildiğimiz kadarıyla 58’nci ölüm, Bingöl Taşlıçay’dan ise çoğunluğu aynı aileden 14’ncü ölüm gerçekleşmişti. Malulen emekli olup genç yaşta vefat eden hastalarımızın geride bıraktıkları eş ve çocuklarına aylar geçtiği halde henüz maaş bağlanamadı. Aylardır eş ve çocukları aç ve çaresizler.
Sigortasız, merdiven altı, ruhsatsız iş yerlerinde karınlarını doyurmak, ailelerinin geçimlerine katkı sunmak amacıyla en zor koşullarda sigortasız çalıştırılan 20-25 yaşlarında, hayatlarının baharında, hayallerini gerçekleştiremeden, yaşamları kararan bu gençlerin haklarını elimizden geldiğince savunmaya çalışıyoruz. Allah’tan başka sahipleri yok bu çocukların. Çırpınıyorlar ama nefesleri çıkmadığı için ancak oksijen makineleri nefesleri olabiliyor. Kotlar beyazlatıldı ama onların hayatlarını kararttı. Seslerini kimse duymuyor bu çocukların. Hastaların emekli olabilmek için yaptıkları müracaat üzerinden aylar geçmesine rağmen hala sonuçlanmayanlar var. Bu gençlerin yasal düzenleme kabul edildiğinde gerçekleşeceğine dair umutları vardı. Umudun umudunu bekliyorlar hala.

Yetersiz olan 3 aylık müracaat süresinin uzatılması, yüzde 15 iş göremezlik raporunun yüzde 10’a düşürülmesi, henüz başvuramamış olanlara yeniden müracaat hakkı tanınarak daha önce silikozis tanısı konulup daha sonra sağlık kurulunda düşük oranda rapor verilen silikozis hastalarından yeniden tetkik istenip, raporların kontrolünün sağlanmasını ve meslek hastalığından kaynaklı iş gücü kaybı yaşayan tüm işçilerin 6111 sayılı yasayla sosyal güvenceye kavuşturulmasını hastaların mağduriyeti göz önünde bulundurularak ilgili bakanlığın bu çaresizleri haklarının elde edilebilmesi için konuyu ciddiye almalarını talep ediyoruz.”

Karaarslan  açıklamasının sonunda, “Bakanlık değişikliğinden dolayı işleri sarpa saran bu mağdur, çaresiz hasta ve vefat edenlerin eş ve çocukları ‘imdat’ diyorlar ve SGK’dayken işleri çözüm bulan hastalar, tekrar malulen emekliliklerinin Sağlık Bakanlığına devredilmesini talep ediyorlar'' sözlerine yer verdi.  (Bülent Temiz-İLKHA)