Saadet Partisi Milli Görüş geleneğinin en son temsilcisi olarak özellikle AKP oluşumuyla kaybettiği eski tabanına tekrar kavuşabilmek gayesiyle yeni Başkan Numan Kurtulmuş öncülüğünde hayli iddialı girişimlerde bulunuyor.

Ergenekon la mücadele ve demokratik açılım sürecinde statüko karşıtı bır tavır izleyen Parti, son Diyarbakır çıkartması sonrası kürt meselesinin çözümüne yönelik politikalara olumlu yaklaşır gibi duruyor.

Saadet Partisinin meseleye el atıp, sahiplenmesi müslüman kamuoyu açısından hayırlı gelişmelere vesile olabilir.

Bunun için hayli sebep var.

Örneğin ...

- Saadet Partisi kimi sağ-muhafazakar oluşumların aksine kürtlere karşı şartlandırılmış bir tabana sahip değil.

- Kimi dindar kürtlerin senelerdir bu hareketin içinde omurga işlevi yürütmeleri, halkımızın defalarca bu harekete teveccüh edip kol kanat germesi, meselenin çözümüne yönelik bir sinerjinin oluşmasına etken olabilir.

- Tekçi seküler sistem, kürtlere olduğu kadar perde arkasında batı-taklitçisi düşünce akımlarına onay vermeyen muhalif oluşumlarada terreddüt ile bakmakta.

- Her ne kadar malum ecdatperest çevrelerin müslümanları kenardan merkeze yaklaştırabilmek uğruna, kimi islami kavramların içini boşaltma teşebbüsleri olsada, jakoben kuvvetlere karşı verilecek güçlü bir fikirsel mücadele ümmetçi anlayışı tekrar şahlandırabilir.

- Saadet Partisinin özellikle metropol teşkilatları ve bölge örgütü silme anti-kemalisttir.

- Sistemin değişmesi konusunda kürtlerin müslüman türklerle olan ortak paydaları sol-kemalist vede kaymak tabaka markist türklerle olandan katbekat daha fazladır.

Ancak tüm bu paragraflara rağmen şüphesiz ne Saadet Partisi sütten çıkmış ak kaşıktır, nede halkımız iki güzel söze kanacak kadar naifdir.
Halkımızın kuşkular var.

Neden derseniz eğer ...

- Milli Görüş hareketi her ne hikmetse Cizre ilçe Teşkilatında cesurca dile getirdiği bölge gerçeklerini, Boğazlıyan ilçe teşkilatında görmezlikten gelebiliyor.

- Bugün dahi köşelerinden devletciliğin manifestosunu yazan kimi kalemşörler bu hareketin bünyesinde yer bulabiliyorlar ki; bu durum kürtler açısından bu hareketi güvensiz bir konuma sokuyor.

- Saadet Partisi yetkilileri maalesef bölge merkezli sivil toplum kuruluşlarına kör-sağır ve dilsiz kalmakta ısrar edip, sadece işleri sıkıştığında dostlar pazarda görsün misali göstermelik ziyaretlerde bulunuyorlar, bu durumda müslüman kürtler ve müslüman türkler arasında muhabbetin artmasına engel teşkil ediyor.

- Her ne kadar Sayın Kurtulmuş kürt meselesinin hukuksal ve siyasal boyutlarından kelam etselerde, malesef meselenin hukuksal ve siyasal çözümüne yönelik Saadet eksenli akademik çalışmalar yok denecek kadar azdır. Bu durumda kürtler arasında bu hareketin oy kazanma uğruna populizm yaptığı kanısını güçlendirmekte.

- Hasan Ünal, Afet Ilgaz veyahutta İsmet Özel gibi kimi safkan kafatascı tiplerin senelerce bu teşkilatın içerisinde kasıtlı olarak müslüman türk halkına kürt düşmanlığını injekte etmeleri vede kimsenin bu isimlerin kulaklarını çekmemesi kürtler açısından düşündürücü bir realitedir.

Kısacası Saadet Partisinin üzerine düşen ...

- Bölgenin kürt kanaat önderlerinin fikirlerine başvurup, meselenin çözümünde ciddi olduğunu topluma kabul ettirmesidir.

- İslami hassasiyetli müslüman-kürt sivil toplum kuruluşları ile dirsek temasında bulunup iki halkın müslümanları arasındaki muhabbetin artmasına katkı sağlamaktır.

- Zaten kürt meselesine sahip çıktığından dolayı anası ağlayan Diyarbakır da değil bu meseleden bihaber diyarlarda bu meseleyi islami sorumluluk ile dile getirip, vahdaniyetin oluşumuna gayret etmektir.

- Kendi bünyesinde yer alan kaşarlanmış devletperestleri tasfiye edip bölge insanının güvenini kazanmaktır.

- Kürt meselesine duyarlı islami şahsiyetlerden aktif istifade edip, fikirsel altyapısını sağlam tutmaktır.

- Milletimize oy ve seçimler için değil, bu meselenin vahametinin cidden farkında olduğundan dolayı meseleyi dile getirdiğini inandırabilmesidir.

- Mevcut hükümetin meselenin çözümüne yönelik çabalarını cesaretlendirecek desteklerde bulunup, sırf oy kaygısı yüzünden düz mantıkla her icraata muhalefet etmemesidir.

- Hep-Dep-Hadep sürecinden gelen kürt-sol orjinli oluşumlara cüzzamlı gibi değil bölgenin realitesi olarak bakmasıdır.

Peki Saadet üzerine düşenleri yerine getirebilirmi (?) diye soracaksanız eğer, vereceğimiz cevap gayet basit.

Her kimki bu millete dürüst ve civanmert davrandı bu millet hiçbir zaman kendine uzatılan dost eline ihanet etmedi, ama her ne zamanki kandırıldığının ve aldatıldığının farkına vardı, işte o zaman öfkesinin önünde dağlar dahi duramadı.

HABER PANORAMA