İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İran gezisine çıkarken yaptığı açıklamada Özel Yetkili Mahkemeleri ve Terörle Mücadele Kanunu’nu kaldıracaklarını söyledi. Başbakan ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ÖYM ve TMK ile ilgili açıklamaları kamuoyunda olumlu karşılanırken TMK’nın TCK’ye monte edilmeye çalışılmasının bu olumlu adımı gölgeleyeceği ve mağduriyetlerin devam edeceği kaygısını arttırıyor. Hukukçular TMK ve ÖYM’lerin kayıtsız şartsız kaldırılarak bu zihniyetin tamamen değişmesi gerektiğini ifade ediyor.

Devlet rutin dışına çıktı
Bugüne kadar İstiklal Mahkemeleri’nden başlanarak DGM’ler, ÖYM’ler ve Ağır Ceza Mahkemeleri ile telafisi olmayan mağduriyetler yaşatıldı. Olağanüstü mahkemeler şeklinde çalışan bu mahkemeler hukuku hiçe sayıp ayaklar altına alarak anormal kararlar aldı. O dönemde görev yapan bürokrat ve askerlerin itirafları devletin rutin dışına çıktığını kabul ettiğini ortaya koyuyor. TMK ve ÖYM’lerin kaldırılması gündemdeki yerini korurken kamuoyu, bu mahkemelerin şimdiye kadar verdiği kararlarla oluşan mağduriyetlerin telafi edilmesi için adım atılmasını bekliyor. Bu yönde atılacak bir adımın Türkiye’de devam eden normalleşme sürecine büyük bir katkı sağlayacağı ifade ediliyor.B

Bu mahkemelerin vermiş olduğu kararlar ne olacak?

ÖYM ve TMK’nın kaldırılması için atılmak istenen adımın olumlu olduğunu belirten Avukat Kadir Çiçek, “ÖYM’lerin kaldırılması ile beraber bu mahkemelerin vermiş olduğu hukuka ve vicdana aykırı olduğu kabul edilen kararlar ne olacak? Asıl önemli olan mesele bu” diye konuştu.

Devleti koruma görevi verilen mahkemeler hukuku hiçe saydı
Devletin güvenliği görevinin mahkemelere verilmesinden dolayı ortaya çıkan DGM, ÖYM ve Ağır Ceza Mahkemelerinin eşitsiz ve adaletsiz kararlar vermeye yol açtığını belirten Avukat Kaya Kartal, “Özel Yetkili Mahkemeler ve TMK başlı başına hukuktan ziyade devleti korumaya yönelik mahkemelerdi. Devleti mahkemeler değil, emniyet, istihbarat, jandarma v.s gibi kurumlar korur. Ama bu rol mahkemelere yüklendi. Bu mahkemeler de çok büyük hukuksuzluklara sebep oldu. Tek başına bu mahkemelerin kaldırılmasının bir anlamı yok. TMK’nın da kayıtsız şartsız kaldırılması gerekiyor.” diye konuştu.
 

ÖYM’lerin verdiği kararlar ne olacak?
ÖYM ve TMK’nın kaldırılması için atılmak istenen adımın olumlu olduğunu belirten Avukat Kadir Çiçek, “Özel Yetkili Mahkemelerin ve Terörle Mücadele Kanunun kaldırılacak olması olumlu bir adımdır. Hukukçuların uzun süredir üzerinde durduğu ve kaldırılması gerektiği noktasında kanaat birliğine vardığı bir konuydu. ÖYM’lerin kaldırılması ile beraber bu mahkemelerin vermiş olduğu hukuka ve vicdana aykırı olduğu kabul edilen kararlar ne olacak? Asıl önemli olan mesele bu. Bu kararlarla ilgili yeniden yargılama söz konusu olacak mı? Düğüm burada kilitleniyordu. Bu konunun burada kilitleneceği endişesini taşıyoruz.” dedi.
 

TMK ve ÖYM kaldırılırken yeni yanlışlar yapılmamalı
TMK’nın TCK’ya monte edilmesinin yanlış olacağını belirten Çiçek, “Başbakanın ve Adalet Bakanının son açıklamaları çerçevesinde mevcut hazırlığın ÖYM’lerin kaldırılması noktasında olduğu ve TMK’nın TCK’ya monte edilmesinin gündemde olduğunu anlıyoruz. Bu sorunu kalıcı olarak çözmez, bu pansumandır. Bu ülkenin bu saatten sonra pansumana harcayacak vakti yoktur. Basit reformlar ve kanuni düzenlemelerle bu sıkıntının giderilmesi mümkün değildir. Devrim niteliğinden daha ciddi adımların atılması gerekiyor. TMK, çok ciddi hukuki eksiklikler ve insan hakları ihlali içeriyor. Bunun tamamen kaldırılması gerekiyor. TMK’nın TCK’ya monte edilmesi göz boyamadan ibaret bir durum olur. ÖYM’lerin kaldırılması çok ciddi bir adım ama ÖYM’ler kaldırıldıktan sonra ÖYM’lerin bugüne kadar verdiği ciddi insan hakları ihlalleri içeren kararların da sorgulanması gerekiyor. Bu hukuki zararın telafi edilmesi gerekiyor. Bunun yolu da yeniden yargılamadır veya da aftır. Yeniden yargılama ve af söz konusu olmaksızın ÖYM’lerin kaldırılması yeterli olmaz.” diye konuştu.
 

Yeniden yargılamada ayrımcılık yapılması vicdanları yaralar
Kuvvet komutanlarının Yüce Divan’a sevk edilerek yeniden yargılamanın önünün kesilmemesi gerektiğini belirten Çiçek, “Maalesef Hükümetin son dönemde yapmak istediği özellikle kuvvet komutanlarının Yüce Divan’da yargılanmasına ilişkin tasarı sanki yeniden yargılamanın önünü kesmek için atılan bir adım gibi bir izlenim oluşturdu hukukçularda. Çünkü özellikle kuvvet komutanları bağlamında yeniden yargılama gündeme gelmişti. Şayet bunlara Yüce Divan yolu açılırsa farklı siyasi dosyalardan ceza alan hükümlüler cezaevinde kendi kaderleri ile baş başa kalacak. Bu doğru bir şey değil. Bu kişiye yönelik düzenleme olarak kabul edilir. Bu toplumun ciddi bir kesiminin mağduriyeti var. Kuvvet komutanlarını ayırıp diğerlerine kaderinizle baş başa kalın demek vicdanları yaralar.” şeklinde konuştu.

Mahkemeler ile devlet korunmaz
Devletin güvenliği görevinin mahkemelere verilmesinden dolayı ortaya çıkan DGM, ÖYM ve Ağır Ceza Mahkemelerinin eşitsiz ve adaletsiz kararlar vermeye yol açtığını belirten Avukat Kaya Kartal, “Biz bu mahkemelerin kaldırılması gerektiğini yıllardır söylüyoruz. Bu olumlu bir gelişme. Özel Yetkili Mahkemeler ve TMK başlı başına hukuktan ziyade devleti korumaya yönelik mahkemelerdi. DGM’lerin adı Devlet Güvenliği Mahkemesi, bir mahkemeye devlet güvenliğini korumu görevi verilemez. Devleti mahkemeler değil emniyet, istihbarat ve jandarma v.s gibi kurumlar korur. Ama bu rol mahkemelere yüklendi. Bu mahkemelerde çok büyük hukuksuzluklara sebep oldu. Tek başına bu mahkemelerin kaldırılmasının bir anlamı yok. TMK’nın da kaldırılması gerekiyor. TMK eşitsiz ve adaletsiz uygulamalar getiriyor. Torba bir kanun olduğu için basit şeyleri içine atıp herkesi bir örgüt üyesi yapıyorlardı. Suçsuz yere ceza alan insanlar oldu.” diye konuştu.
 

Bütün dosyalar yeniden gözden geçirilmeli
ÖYM ve TMK’nın kayıtsız ve şartsız olarak kaldırılması gerektiğini belirten Kartal, “Umarım sağına soluna istisnalar konmaz. Bunların kayıtsız şartsız kaldırılması gerekiyor. Biz bu mahkemelerde savunduğumuz müvekkillerimizin dosyalarına gizlilik kararı verildiği için dosyalarına ulaşamazken, müvekkillerimiz ile ilgili belge ve bilgiler basında yer alıyordu. Gizlilik kararı olduğu için biz ancak 8-9 ay sonra dosyaları inceleyebiliyorduk. TMK kaldırılırsa bundan dolayı ceza alanlarla ilgili uyarlama davalarının görülmesi gerekiyor. Kanun değiştiği için daha önce yargılananlar yeni bir kanuna tabi oluyor. TMK’dan ceza alan insanların dosyalarını mahkemelerin önün getirilip tekrar elden geçirilmesi gerekiyor. Bu dosyalara geriye doğru sınırlama getirilmesi doğru değil. Çünkü bu kararları veren mahkemelerin varlığı adaletsiz ve hukuksuz bir temele dayanıyor.” dedi.
 

Bakana bakılırsa sadece tabela kalkacak!
Başbakanın açıklamasından önce Adalet Bakanının da bu konu ile ilgili açıklama yaptığını belirten Avukat Abdulgani Orhan, Adalet Bakanının ‘Biz TMK’yı kaldırılacağız, ilgili maddeleri TCK’ya ekleyeceğiz’ dediğini ifade ederek şöyle konuştu: “Bakanın şu ana kadar söylediklerine bakılırsa değişen bir şey olmayacak. Sadece ÖYM’ler kalkmış olacak. TMK 10. madde ile görevli mahkemeler de kalkmış olacak. Bir tabela değişikliği yapılarak DGM’ler kaldırıldı. Bunların yerine ÖYM’ler kuruldu. Şimdi ise tabela değişikliği olmayacak tabela tamamen ortadan kalkacak”
 

TMK’nın CMK’ya uyarlanması halinde var olan mağduriyetlerin üzerine yeni mağduriyetler ekleneceğine dikkat çeken Orhan, “Hükümete TMK ve ÖYM’ler mağduriyetlere sebep oluyor diye bunların kaldırılması isteniyordu. Şimdi bize kaldırın deniliyordu, biz de kaldıracağız diyor Hükümet. Ancak bunları kaldırıyoruz deyip TCK’ye eklemek yeni mağduriyetler oluşturmaya devam edecek. Bu sadece aldatma olur. Bu kanunu kaldırmak güzeldir ama siz kalkıp TCK’nın içerisine yeni maddeler ekleyeceğiz, olan maddelere ek fıkra olarak bu hükümleri koyduğunuz zaman, ben sistemin mağdur etme politikasının güvencesiyim ve insanları mağdur etmeye devam edeceğim demiş oluyorsunuz. Bu da çok ciddi bir yanlışlıktır.” diye konuştu.
 

Bu zihniyetin değişmesi gerekiyor
TMK’nın tamamen kaldırılması gerektiğini ifade eden Orhan, “TMK yerine başka bir kanun koymak çözüm değil, çözümsüzlüğün devamıdır. Bu maddelerin kaldırılmaması demek bu zihniyetin değişmeyeceği anlamına geliyor. Bu da Hükümetin söylemlerine aykırı bir şeydir.” diye konuştu.
 

Hangi davalar etkilenir?
Özel yetkili mahkemelerin kaldırılması ile bu mahkemelerin görev alanına giren suçlarla ilgili davalar, ağır ceza mahkemelerinde görülecek. Devam eden davalar da ağır ceza mahkemelerine devredilecek. Ağır ceza mahkemelerinden bazıları bu suçlarda ihtisaslaşacak. Buna göre ‘çete, terör örgütü ve devlete karşı suçlar’ bu konuda ihtisaslaşmış ağır ceza mahkemelerinde görülecek. Ağır ceza mahkemelerine gönderilecek davalar arasında Poyrazköy, Kafes, 28 Şubat, 12 Eylül, KCK davaları, askeri casusluk da var. Ergenekon davasında kararını açıklayan Özel Yetkili Mahkeme gerekçesini tamamladıktan sonra dosya Yargıtay’a gidecek. Yargıtay’ın olası bir bozma kararı vermesi halinde bu dava da normal ağır ceza mahkemelerinde devam edecek.  (Şükrü Gündüz - İLKHA)