BURSA - Bursa’da yaşayan inşaat işçisi Mehmet Memiş 06.12.2012'de sıradan bir sırt ağrısı şikâyetiyle gittiği Bursa Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaptırdığı iğneden sonra sakat kaldığını iddia etti.

İnşaat işçisi olduğunu söyleyen Memiş, sürekli ağır işlerde çalıştığı için sırtının da arada bir ağrıdığını ifade etti.

'Basit bir kramp, birkaç saat içerisinde geçer' dediler, sakat kaldı
Yine bu şekilde ağrısı olduğu bir gün Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi’ne gittiğini dile getiren Memiş, “Ağrı sebebiyle gittiğim hastanenin acil biriminde bana kalçadan ağrı kesici bir iğne yapıldı. İğne yapıldığı gibi sanki bacağım kopmuş gibi büyük bir ağrı hissettim. Gelip müdahale eden doktorlar bunun basit bir kramp olduğunu ve birkaç saat içerisinde geçeceğini söyledi.” diye konuştu.

“İğne sinir damarına denk geldi”
Doktorlara inanıp hastaneyi terk ettiğini ifade eden Memiş, ağrının gittikçe şiddetlendiğini ve aradan birkaç gün geçmesine rağmen çektiği acının hiç dinmediğini söyledi. Artık çektiği acının dayanılamaz boyuta ulaştığını belirten Memiş, tekrar hastaneye gittiğini muayene edildikten sonra doktorların kendisine yapılan iğnenin sinir damarına denk geldiğini söylediklerini belirtti.

Enjeksiyon uygulanan hastalarda oluşan sakatlık beklenebilir(miş)
Bütün evrakları toplayıp Adli Tıp Kurumu’na başvurduğunu söyleyen Memiş, Adli Tıp Kurumu’nun da kendisine gönderdiği raporda bu tür şeylerin olabileceğini, enjeksiyon uygulanan hastalarda oluşan sakatlığın beklenebilir olduğuna dair rapor verdiğini söyledi.

“Kapılar hep yüzüme kapandı”
Bütün resmi kurumlara başvurduğunu ama tüm kapıların yüzüne kapandığını ifade eden Memiş, “Ben 2 çocuk babasıyım, onlar ve eşim benim elime bakıyorlar ve ben tam 22 aydır çalışamıyorum. Soruyorum şimdi, benim bu mağduriyetimi kim giderecek? Beni sakat bıraktıktan sonra mı bu tür şeylerin meydana geleceğini söyleyecekler? İğneyi yapan hemşirenin hatası neden kabul edilmiyor? Tek suçlu ben miyim? diye sordu.

“Tüm sorularım cevapsız kaldı… Perişan durumdayım”
Valiliğe Kaymakamlığa ve başhekimliğe müracaat etmesine rağmen sürekli sorularının cevapsız kaldığını söyleyen Memiş, “Mağduriyetim giderilmedi. İşte gördüğünüz gibi bastonla dolaşıyorum. Başka hiçbir gelirimin olmadığını da herkes bilir. Ben perişan durumdayım.”ifadelerini kullandı.

“Hastane bir geçmiş olsun bile demedi”
Hastanenin kendisine bir geçmiş olsun bile demediğini ifade eden Memiş, ''Hastaneye sürekli gidip geliyorum, ‘3 ay sonra iyileşirsin, 5 ay sonra iyileşirsin’ diye diye 2 yıl olacak halen bir gelişme yok iyileşemedim.” dedi.

“Tedavi masraflarını bile karşılayamıyorum”
Tedavi masraflarını bile karşılayamadığını söyleyen Memiş, “Ben günde bir avuç ilaç içiyorum. İlaçlar beni sarhoş etti. 5 dakika önce ne yaptığımı unutuyorum ve bu ilaçlardan dolayı artık psikolojim de bozuldu. Artık her şeyi not edip öyle doktorun yanına gidiyorum.” diye konuştu.

“Beni bu hale getirenlere soruyorum bastonla inşaatta nasıl çalışacağım?”
Sağlık Bakanlığı’nın kendisine yardımcı olmasını isteyen Memiş, “İnşaat ustasıyım ben soruyorum şimdi beni bu hale getirenlere ve bunlara göz yumanlara bu bastonla inşaatta nasıl çalışabilirim? diye sordu.

“Hastaneye gidecek ve dönecek kadar yol parası bulamıyorum”
Çektiği sıkıntıları anlatan Memiş, “Hangi bir sıkıntımı anlatayım. Hastaneye gidecek kadar yol parası bulamıyorum daha ötesi var mı? Hastaneye gittiğimde dönüş parası bulamıyorum.” diyerek çektiği sıkıntıları dile getirdi.

4 ay boyunca yataktan çıkamadı
4 ay boyunca yataktan çıkamadığını da anlatan ve 112 Acil Ambulansı istediğinde ise kendisine tepki gösterildiğini ileri süren Memiş, en son hastane müdürüyle tartıştıktan sonra müdürün kendisine ambulans tahsis ettiğini söyledi.

Sağlık Bakanlığı ve Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi’nin kendisini mağdur ettiğini ileri süren Memiş, hastanenin kendisiyle hiç ilgilenmediğini iddia etti.

Yüzde 55 engelli raporu verildi
Adli Tıp Kurumu’ndan kendisine yüzde 55 engelli raporu verildiğini söyleyen Memiş, sakat kalan sol bacağını göstererek, “Bakın ayak tırnaklarım yere değiyor ve sadece başparmağımı oynatabiliyorum. Bacağım ve ayakların tam 5 santim inceldi ve tamamen güçsüz kaldı. 50 metre yol yürüdükten sonra bütün gücüm tükeniyor ve neredeyse yere düşecek gibi oluyorum.” şeklinde konuştu.  (Zeki Aras - İLKHA)