Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 27 Ocak ve 2 Şubat tarihlerinde sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgelerde güvenlik kuvvetleri tarafından yapılan çalışmaların ardından bomba düzeneklerinin temizlenmesiyle sokağa çıkma yasağı kaldırıldı.
Sur İlçe Kaymakamlığı tarafından yapılan açıklamada, bomba düzeneklerinin temizlendiği 9 mahallede sokağa çıkma yasağının kaldırıldığı belirtildi.
Açıklamada, "İlçemiz Sur içi mahallelerinde silahlı terör örgütü mensuplarınca barikat kurma, hendek kazma ve bombalı tuzaklama faaliyetleri neticesinde eğitim-öğretim faaliyetlerinin, sağlık hizmetlerinin, ibadethanelerde icra edilen din hizmetlerinin sunulmasında ve vatandaşlarımızın bu hizmetlere ulaşmasında sorunlar yaşanmaktadır.
Bu durum nedeni ile ilçemiz merkez mahallelerinde vatandaşlarımızın günlük yaşamını normal şartlar altında sürdürmesinin zorlaştığı ve ticari hayatın aksadığı gözlemlenmiştir. Bu bakımdan kamu düzeninin sağlanması, sokak aralarındaki barikatların kaldırılması hendeklerin kapatılması ve kurulan bombalı düzeneklerin imhası çalışmaları esnasında sivil vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini temin etme adına 27 Ocak 2016 tarihinde ilan edilen ilçemiz Suriçi’nde bulunan Abdaldede, Alipaşa, Lalebey, Süleyman Nazif ve Ziya Gökalp Mahalleleri’ni kapsayan ve yine 2 Şubat 2016 tarihinde ilan edilen Camii Kebir, Camii Nebi, İskenderpaşa ve Melikahmet Mahalleleri’ni kapsayan sokağa çıkma yasağı 3 Şubat 2016 tarihi Çarşamba günü saat 10:00 itibari ile kaldırılmıştır. Vatandaşlarımıza göstermiş oldukları bu duyarlılıktan dolayı teşekkür ederiz. Kamuoyuna saygı ile duyurulur" denildi.
Sur’dan göçen ailenin dramı
Öte yandan sokağa çıkma yasağının 64’üncü gününde devam ettiği Sur ilçesinden göçenlerin dramları yürekleri dağlıyor. İlçede yaşanan çatışmalar yüzünden evlerini terk etmek durumunda kalan ve kentin diğer bölgelerinde ya boş ev tutan ya da yakınlarının yanlarına yerleşen vatandaşlar büyük güçlükler yaşıyor. İlçeden göçen 1’i sara hastası 6 nüfuslu Uğurlayan ailesi de bu ailelerden biri.
“HER GECE BAŞKA BİR YERDE KALIYORUZ”
Yasağın 27 Aralık’ta genişletilmesiyle oturdukları Lalebey Mahallesi’ndeki evlerini terk eden aile, her gününü bir akrabasının yanında geçiriyor. Çocukları ile birlikte şu anda sığındığı ablasının evinde kalan Fatma Uğurlayan (47), kızının hastalığı nedeniyle büyük sıkıntılar çektiklerini anlattı. İHA’ya konuşan Uğurlayan, “Biz Lalebey’de oturuyorduk. Altı kişiyiz. Kocam Remzi başka yerde ben başka yerdeyim. Her gece başka bir yerde kalıyorum. Kimse kimseyi kabul etmiyor. Lalebey Mahallesinden bir hafta önce çıktık. Elbiselerimizi bile alamadık. Kızımı alıp cadde başına geldim ticari taksi tuttum. Geldim ablama sığındım. Bir gece abimlerde kalıyorum, bir gece ablamlarda kalıyorum, bir gece yeğenimde kalıyorum. Eşimde kendi akrabalarında kalıyor” dedi.
Eşi Remzi’nin yasaktan önce Sur’da bekçilik yaptığını anlatan Uğurlayan, “Esnaflar da bitti. Şu an bir gelirimiz yok. Bir evim vardı. Çok şükür idare ediyorduk. En azından benim evimdi ahır gibi de olsa yine de saraylara değiştirmezdim evimi. Kızım bir haftadır çok kötüydü. Dün Araştırma Hastanesi’ne götürdüm. İlaç verdiler. Kendine geldi” diye konuştu.
“BİR BATTANİYE BİLE GETİREMEDİK”
20 yıldır Lalebey Mahallesi’nde oturduklarını anlatan Uğurlayan, şu ifadelerde bulundu:
“Kızım kendi evini istiyor, doğuştan engelli ve sara hastası. Çocuklarım bu sene okula gidemediler. Bir seneleri zehir oldu. Gücümüz yoktu buradan gitmeye. Belki barış gelir diye umuyorduk. Barış, barış, barış, barış. Biz barış istiyoruz. Bizim suçumuz neydi? Buralar hep türbeydi. Kadir Gecesi’nde saat ikiye kadar türbelere gidiyorduk. Sur, Diyarbakır’ın kalbiydi, bereketiydi. Biz kendimizi hiç aç görmedik. Hep, ‘Çok şükür’ dedik ama benim kızım çok zorluk çekiyor. Ben de zorluk çekiyorum. Bir battaniye bile getiremedik. Bir battaniyemiz bile yok üstümüze atmaya. Evim harap olmuşsa bile yine gider otururum. Cam mı kırılmış, yaparım, kapı mı kırılmış, yaparım. Evimdir sonuçta. Ben evimi istiyorum.” (İHA)



