Sur'da yaşanan şiddetli çatışmalar nedeniyle ağır tahribata uğrayan ev ve işyerlerin yıkımı sürüyor.  Toplanan hafriyatlar Diyarbakır Valiliği bilgisi dâhilinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) araçları tarafından Dicle Üniversitesi yerleşkesinde belirlenen yerlere dökülürken ev ve işyerleri yıkılan halk, kaybolan eşyalarını bulma umuduyla buraya geliyor.

Tepe gibi yükselen hafriyat yığınlarının üzerine çıkarak bir taraftan göç ettikleri Sur'a doğru hüzünle bakan mağdur aileler, bir taraftan da ayaklarının altındaki yığına bakarak derin bir iç çekiyor.

Enkazın arasında kalmış kırık ve dökük oyuncaklar, kitaplar ve defterler dikkat çekerken üzeri tozlanmış fotoğraflardaki insanlar da adeta bir şeyler anlatmaya çalışıyor.

Hafriyat bölgesine sadece evi ve işyeri yıkılan Surlular gelmiyor. Bunun yanında, hurdacılar da taş yığınından ekmeğini çıkarmaya çalışıyor.

DSİ kamyonlarının bulunduğu arazide, dökülen hafriyatın üstü ise iş makineleri ile kapatılıyor. Yerleşke arazisinden Sur ilçesine kamyonlar kum götürürken, ilçeden çıkışta ise yıkılan evlere ait hafriyatlar getirilerek araziye dökülüyor.

Sur’da evler tek tek yıkılıyor

Diyarbakır merkez Sur ilçesinin 5 Mahallesinde sokağa çıkma yasağı kısmen devam ederken, hasar görmüş evlerin tek tek yıkıldığı belirtildi. Mahallelerin etrafında ise beton blok döşeme işlemleri devam ediyor.

Sur ilçesinde yaşanan çatışmalardan dolayı hasar görmeyen ev yok denilecek kadar az. İş makineleri tarafından hasar görmüş evlerin yıkımı gerçekleştirilirken, evlerde bulunan bütün eşyalar da molozlar altında kalıyor. Molozlar iş makineleri tarafından Dicle Üniversitesi yerleşkesinde belirlenen yerlere dökülüyor. Ayrıca mahallelerin etrafında ise beton blok döşeme işlemleri devam ediyor.

Öte yandan, sokağa çıkma yasakları ve çatışmalar nedeniyle 23 binden fazla kişinin evini terk ettiği belirtildi. Evlerinin akıbetin habersiz olan aileler, yasağın bitmesinin ardından karşılarına neyin çıkacağını bilmiyor.

Hasırlı Mahallesi’nde objektiflere yansıyan yeni görüntüler ise Sur’un Suriye’den farksız duruma geldiğini gösteriyor. (M. Sıddık Bilge, Yunus Sırat, Rıdvan Ateş, Emrah Deniz- İLKHA)