Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı Ulaştırma Memur-Sen Başkanlar Kurulu Antalya'da yapıldı. Toplantıya, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Ulaştırma Memur-Sen Genel Başkanı Can Cankesen, Ulaştırma Memur-Sen Yönetimi ve üyeler katıldı. Toplantıda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, önemli açıklamalarda bulundu.
İslam coğrafyasının içinde bulunduğu durum için asla umutsuzluğa yer verilmemesi gerektiğini belirten Yalçın, "Rabbimiz aziz kitabında 'Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir).' buyuruyor. Onun için bizim kitabımızda, inancımızda umutsuzluğa yer yok. Hayatımızda da olmamalı. Biz şu anki tavrımızı sürdürür, akıl ve idrakimizi kullanırsak, müstebit istilacı yenilgiyi tadacak, seferimiz zaferle taçlanacaktır. Biz tarih boyunca kaç büyük felaket atlattık. Kaç kıtadan kurtulduk. İnşallah bunu da atlatacağız. Ama bunun ön şartı çok çalışmak. Biz elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız. Medeniyet bilincimizden hareketle, bu köhne ve kalleş düzenin dünyaya hakim olmasını engel olmayı varlık sebebimiz olarak görüyoruz" şeklinde konuştu.
"Milletimiz dünyaya net mesaj verdi"
15 Temmuz hain darbe girişiminin önlenmesiyle Türkiye'nin dünyaya önemli bir mesaj verdiğinin altını çizen Yalçın, şunları kaydetti: "Türkiye, milleti ve devletiyle dedi ki; 'Biz varız. Biz var olduğumuz müddetçe de Allah'ın izniyle oyunlarınız tutmayacak.' Bu söz, kadınından erkeğine, yaşlısından gencine topyekün bir milletin derinlerde sakladığı imanının ifadesiydi. Karşımızdakiler de en çok bundan korkuyorlar. Bizim öncülüğümüzün onların ve düzenlerinin sonu olacağını çok iyi biliyorlar. Şimdilerde bazıları eski alışkanlıklarına geri dönerek bu şuuru meydana getiren imanın üzerini örtme telaşı içine girdiler. Ama başaramayacaklar. 15 Temmuz imanımızla bezenen bir fikirdir. 15 Temmuz'da darbeyi bitiren, darbecileri dize getiren milletin iman taarruzudur. Bu fikir, bütün dünya mazlumlarına umut, yeni bir dünyanın mümkün olduğunu muştulayan kutlu nefestir. 15 Temmuz'da sokaklara çıkanlar, elleriyle ateşi söndürenler, hesaplaşma peşinde olanların hesabını bozarak, geçmişten geleceği bir köprü olmuşlardır. 15 Temmuz, tarihin bu topraklara ve bu toprakların insanlarına yüklediği idraki yeniden sahneye çıkarmıştır. Yeter ki biz bu bilinci hep canlı tutarak, istikameti bozmadan, heyecanı kaybetmeden soylu mücadelede kararlı olalım. Yeter ki, o gün şehit olanların bize yüklediği sorumluluğu doğru bir şekilde anlayıp, önce kendi medeniyet havzamızda, sonra bütün dünyada kendi değerlerimizle, yeni arayışların kapılarını aralayalım. Memur-Sen, nasıl ki 15 Temmuz'un ilk saatlerinden itibaren bu bilinç ve inançla sokaklara döküldüyse, aynı inanç ve şuurla yoluna devam edecektir."
"Filistin davasını canlı tutmalıyız"
Memur-Sen'in gerçekleştirdiği uluslararası programlara dikkat çeken Yalçın, "Ekim ayı içinde öncülük ettiğimiz ve bir hafta süren iki uluslararası toplantı, ulusaldan evrensele doğru bilinçli yürüyüşümüzün kararlı adımlarıydı. Hamdolsun, ilk olmasına rağmen, bu toplantıları yüzümüzün akıyla gerçekleştirdik. Her iki toplantıda beş yüze yakın yerli ve yabancı misafir ağırladık. Yabancı derken, bize değil beşer tarafımıza yabancılıktan bahsediyorum. İnsan tarafımızla, insana bakan yüzümüzle yabancılık mümkün değil. O anlamda bir misafir ağırlamadan değil, hasretle kucaklaşmadan bahsetmek gerekiyor. Dediğim gibi bu bir ilkti bizim için. İlk bakışta nicelik faktörü ağır basmış gibi görünse de her iki sempozyumda alınan kararlar da nitelik bakımından ne kadar derin bir birikime sahip olduğumuzu gösterdi. Ben şimdi kısaca bu toplantıların içeriğinden bahsetmek istiyorum. İlk toplantıyı ' Kudüs için hep birlikte' başlığı altında gerçekleştirdik. Filistin ve Kudüs'te yaşananların masaya yatırıldığı, olanın ve olması gerekenin tartışıldığı oturumların düzenlendiği toplantıda önemli kararlar aldık. İnşallah uygulama noktasında da kararlıyız. Özellikle sorunu kavramsallaştırma bakımında bir önerimiz oldu. Onu da burada bir kere daha tekrarlamak isterim. Filistin topraklarında, yaşanan Filistin sorunu değil, bir Siyonist İsrail sorunudur. Çünkü bir ülke işgal ediliyor, işgale maruz kalanlar sorunla yan yana anılıyor. Bu emperyalizmin bir kurmacasıdır. İşte biz bu kurmacayı tepetaklak ediyoruz. Sorunu doğru teşhis ettikten sonra gerisi kolaydır zaten. Onun için tekraren diyoruz ki ' Filistin topraklarında bir Siyonist İsrail sorunu vardır!' ve biz bu sorunu hep birlikte çözeceğiz. İşgalden arınmış Filistin, zulümden kurtulmuş Filistinliler sonucunu hep birlikte üreteceğiz. Kendi kurumsal sitemizde bu konuyla ilgili daha geniş bilgi alınabilir" açıklamalarında bulundu. (İHA)




