Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanıklar ve avukatları katıldı. Sanıkların tamamının tutuksuz yargılandığı davanın ilk celsesinde, 12 sanık savunmasını yaptı.

Sanıklardan Ali Toprak, yetim çocuklara yardım amacıyla Suriye'de ve Türkiye'de faaliyette bulunduğunu öne sürdü. Faaliyetlerinin hiçbir terör örgütüyle ilgisinin olmadığını ve diğer sanıkları tanımadığını belirten Toprak, "El Kaide terör örgütüyle bir ilgim yok. Suriye'de El Kaide yokken Suriyeli yetim çocuklara yardım ediyordum." savunmasını yaptı.

Ramazan Bayram ise suçlamaları reddederek, El Kaide ve DEAŞ gibi örgütlerin görüşlerini benimsemediğini öne sürdü.

Sanıklardan Fatih Ziya Tunç, sağlık eğitimi aldığını ve Suriye'ye giderek insanlara sağlık yönünden yardımcı olmaya çalıştığını aktararak, "Suriye'deki insanlara yardım etmek istedim. Silahlı bir unsurla karşılaşmadım. Ben devletimi ve milletimi seven bir insanım. 15 Temmuz gecesi sokaklardaydım." ifadelerini kullandı.

Sanıklardan Burak Musab Güler de devlet aleyhinde faaliyette bulunduğu ve terör örgütü üyesi olduğu iddialarının doğru olmadığını belirterek, El Kaide ile hiçbir alakasının bulunmadığını ileri sürdü.

Savunmaların ardından mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi ve diğer sanıkların da savunmalarının alınabilmesi için duruşmayı erteledi.

İddianameden

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameyle El Kaide ile bağlantılı oldukları iddiasıyla 24 kişi hakkında dava açıldı.

İddianamede, sanıkların örgüt faaliyetleri kapsamında toplantılar düzenledikleri ve Suriye'ye geçerek çatışma bölgelerinde bulunduklarına yer verildi. Örgütün yayın organı olduğu ileri sürülen İslam Dünyası dergisinde Afganistan ve farklı yerlerdeki örgüt üyelerinin fotoğraflarına yer verildiği ve El Kaide örgütünü övücü nitelikte yazılar bulunduğu da iddianamede yer aldı.

Sanıkların Türkiye'yi demokratik laik sistemden ötürü "Darül Harp (Savaş diyarı)" olarak gördükleri, mevcut düzeni değiştirmek istedikleri ve devletin atadığı imamların arkasında Cuma namazı dahi kılınamayacağını belirttikleri kaydedilen iddianamede, çocuklarını devlet okullarına göndermek, askere gitmek gibi davranışları küfür saydıkları vurgulandı.

İddianamede ayrıca sanıkların örgütsel amaçlı toplantılar düzenledikleri, çatışma bölgesine gidenlerin ailelerine maddi destek sağladıkları ve örgüte eleman kazandırmak için çalışma yürüttükleri öne sürüldü. (AA)