VAN-28 Şubat sürecinde, hükümeti devirmeye teşebbüs ettikleri iddiasıyla 103 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması 2 Eylülde başladı. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava, 6 Eylül'e kadar sürecek.
Bugün üçüncü celsesi başlayan 28 Şubat davası ile ilgili İLKHA'ya değerlendirmelerde bulunan AGD Van Şubesi yönetim kurulu üyesi Yusuf Aydın, şuan yargı karşısına çıkarılanların birer figüran olduğunu belirterek, "Dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Vural Savaş gibi isimler de yargılansın." dedi.
Dava sürecini olumlu değerlendirdiklerini ifade eden Yusuf Aydın, "Dava sürecine geçmeden önce 28 Şubat post modern diye ifade edilen darbenin asıl sebebine bakarsak, dönemin Refahyol Hükümeti 'inançlı kadrolar işbaşında' sloganı ile yaptığı icraatlarla birçok kesimi rahatsız etmiştir. En çok bu konuda rahatsız olan kesimlerden bir tanesi de dünyada bugün büyük bir sömürü çarkı oluşturmuş olan siyonizmdir. Bunlar özellikle D8 ülkelerinin kurulma çalışmalarında rahatsızlıklarını dile getirmişlerdir." ifadelerini kullandı.
"28 Şubat dış destekli bir darbedir"
AB, BM ve NATO gibi uluslararası kuruluşları kendi çıkarları doğrultusunda hizmet ettiren siyonizmin bu kuruluşlar karşısında uluslararası bir bloğa müsaade etmediğini belirten Aydın, "Bunun için Türkiye'deki taşeronlarını devreye sokarak 28 Şubat post modern darbesinin gerçekleşmesinde en büyük rolü oynamıştır. Bugün birçok kişinin de kabul ettiği gibi 28 Şubat dış destekli bir darbedir." diye konuştu.
"Dönemin orkestra şefleri de yargılansın"
Bugün mahkemelerde yargılananların birer figüran olduğunu vurgulayan Aydın, "Yalnız bunların da yaptıklarının yanlarına kar bırakılmaması gerektiği kanaatindeyiz. Bunların yanında darbenin baş aktörlerinden olan Süleyman Demirel dönemin cumhurbaşkanı. O dönemde darbenin orkestra şefi diye ifade ediliyordu. Hem medya hem de asker ayağında yapılan tüm çalışmaları neredeyse kendisi organize ediyordu. Yine dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Vural Savaş, kendisi zaten darbeyi niçin gerçekleştirdiklerini zaten kendisi açıklıyor ve diyor ki bu darbeyi İslami bir uyanış başladığı için yaptık." şeklinde konuştu.
"Kendi binalarımızda kira ödüyoruz"
Darbe sürecinde en fazla mağduru olan camialardan birinin de Milli Gençlik Vakfı olduğunu hatırlatan Yusuf Aydın, "Birçok yerde mal varlıklarımıza el konuldu. Ve şu anda gayri Müslimlere ait birçok düzenlemeler yapılarak onların el konulan mal varlıkları iade edilmesine rağmen Milli Gençlik Vakfının gasp edilen malları hala teslim edilmemiştir. O noktada hala mağduriyetimiz devam etmektedir. Kendi binalarımızda kira ödeyerek hizmetlerimizi sürdürmeye çalışıyoruz." dedi.
"28 Şubatta sokaklara inilseydi Mısır'daki katliamların aynısı yaşanırdı"
Mısır'da yapılan darbe ile 28 Şubat darbesinin benzer yanlarının olduğunu belirten Aydın, "Mısır'da yapılan darbe bunun mikro düzeyde bir yansımasıdır. oradaki darbe sıcak bir darbe olmuştur. Kardeşlerimiz şu an orada çok büyük bedeller ödüyorlar. Ancak 28 Şubat döneminde darbeyle iş başından indirilenlerin sağduyu çağrıları neticesinde Müslümanlar sokaklara çıkmamış ve darbecilerin katliamlar yapmasına fırsat vermemişlerdi. Türkiye deki kardeşlerimizde sokaklara inmiş olsalardı benzer katliamlara tarih tanıklık edecekti." ifadelerini kullandı.
Öte yandan bugün Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinde 3. celsesi başlayan duruşmaya, Kemal Gürüz, Çetin Doğan, Engin Alan, Çevik Bir ve Erdal Ceylanoğlu'nun da arasında bulunduğu tutuklu, tutuksuz sanıklar ve avukatlarıyla müşteki avukatları katılıyor. 28 Şubat döneminin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı bugünkü celseye de sağlık durumu nedeniyle katılmadı. (Murat Dalgın-İLKHA)




