Nusaybin ile Kamışlı arasındaki sınırdan kaçak geçişleri önlemek amacıyla güvenlik amaçlı 1 metre 50 santimetre yüksekliğinde, 1 kilometre uzunluğundaki güvenlik duvarı örüldü. Duvarın ilçede bulunan tarihi Bağdat Köprüsü kalıntıları üzerine de inşa edildiği, askeri birlikler tarafından üzerine tel örgü çekildiği tahrip olan kısmına ise, betonarme gözler yapıldığı iddia edildi.

Nusaybin Belediyesi'nde görevli Arkeolog Abdurrahman Oruç, sınırdaki askeri alan içerisinde bulunan Bağdat Köprüsü'nün belediyenin girişimleriyle Diyarbakır Kültür Varlıkları Koruma Kurulu'nun 21 Haziran 2012 tarihinde ve 605 sayılı karar aldığını söyledi. Oruç, bu yazıda, Bağdat Köprüsü'nün 'Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı' olarak gösterildiğini özelliği gösterdiğini, 2 bin 863 sayılı yasanın tespit ve tescil ile ilgili 7'nci maddesi uyarınca tecil edildiğini ve birinci grup yapı olarak belirlenmesine karar verildiğini anlattı. Arkeolog Oruç, şunları söyledi:

"İbn-i Cübeyr'in, 1184 tarihinde Nusaybin'e uğradığını, Eyyubiler tarafından yaptırıldığı bilinen Bağdat Köprüsü'nden söz etmektedir. Bağdat Köprüsü, bir kısmı birinci derece arkeolojik sit alanı olan Nisibis Höyük sınırları içerisinde yer almaktadır. Askeri alan içerisinde kalan Bağdat Köprüsü gün geçtikçe tahrip edilmektedir. Bu köprü birkaç yıla kadar sağlam bir şekilde günümüze kadar gelebilmişken son yıllarda tel örgüler örülmüş, direkler dikilmiş ve doğu kısmında Çağçağ Suyu'nun geçtiği 3 ve 4'üncü kemer gözleri tamamıyla tahrip edilmiş yerine betonarme gözler diktirilerek köprü yolunu da betonla kaplanmıştır. En kötüsü; son günlerde Türkiye -Suriye sınırı arasına yapılan istinat duvarı köprünün memba yönünde, sağ tarafında yer alan 3 tane gözü üzerinde 50 santim kazılmış, üzerine de 1 metre 20 santimlik bir duvar örülmüştür." (DHA)