Kızım, “babam zindanda” deyip üzülme sakın
Zindanı bir bu sanıp, aldanmayasın
Her yeri zindandır, dünya bir mezbele
Sefihlere bakıp da, n’olur özenmeyesin
Kızım, her gülen babayı kanıp da hür sanma
Allah için hüzüne, ah! Sakın ola yanma
Gülüp eğlenmek hürriyet değil, unutma
Ruhun azad ise bu huzur yeter sana
Kızım, İslam âlemi zindan evresinde
Küfür, zulüm duvarını örmüş çevresine
Hürriyetler mahkûm zincirlere vurulmuş
Fıtratlar inim inim… Ve benizler solmuş
Kızım, unutma bu ümmet bir milyarı aşkın
Feryatları körpelerin yükseldi mi bir arşın
Bir açılsa elleri mazlumun ve yetimin
Duyulur elbet, sabredin, icabet yakın
Kızım, duadan elleriniz inmesin sakın
Boş çevirmez Allah, yeter ki istensin
Kur’an! İman! İslam! Namaz! Sabır ve insan
Küfrü ve zulmü yıkar inan ki er- zaman
Kızım, yeter ki istemesini bilelim
Usanmadan her duamızda “ver!” Diyelim
Rahmet rahmet semadan yağar üstümüze
Eksilmeyen ambardan hesapsız verir bize
Kızım, üç düşmanın var; En büyüğü şeytan
İkincisi nefsindir; olmasın sana sultan
Üçüncü düşmanın, son nefeste de olsan
Dilindir ki, o’dur ateşe atmaya çalışan
Kızım, bunlar sana nasihat, pürdikkat dinle
Diline, gözüne… Takıver birer kelepçe
Sen dışarıda, ben içeride zindanı sindirsek
Yıkılır duvarlar inan ki sabredebilsek
Kızım, işte gördün, zindanlar çoktur kimine
Dalıp girmelisin mihnetsizce içine
Kiminde sabırla ver “Yusuf”un peşine
Ama “ben” en büyük zindan; kapılma kibrine
Kızım, işte böyle… Hayat bize imtihan
Aleyhine delildir boşa geçen her zaman
Şuna, buna aldırmadan kendine baksan
Biter bütün kederler gerçek kul olsan
(Fadıl ŞANİ)