Mısır darbesi İslam dünyasını, kalbinden vurmuştur. Mısır ülke olarak İslam dünyasında, önemli bir yere sahiptir. Mısır’da İslam’a hizmet eden bütün cemaatler, camialar, vakıflar güçlüdür. Bugüne kadar Mısır’da birçok hareket önderi çıkmıştır. Birçok öncü şahsiyet çıkmıştır. Mısırlı Müslümanlar, İslam davası uğruna büyük bedeller ödemiştir.
Bu kısa açıklamadan sonra, ben esas anlatmak istediğim konuya gelmek istiyorum. Darbeleri çok olan bir ülkede yaşıyoruz. En çok Mısır halkını anlayacak ülkelerden birisiyiz. Darbeciler, önce zihinlere darbe yapar. Zihinlere darbe vurulmadan gerçek bir darbe yapılamaz. Önce bir toplumun zihin dünyası işgal edilmelidir. Bireylerin zihni bulandırılmalıdır. Zihin açık olmamalı, hep karmaşık olmalıdır. Karmaşık olmalı ki, darbe rahat yapılsın. İnsanlar birlik olmasın. İnsanlar birlikte düşünmesin. Kur’an ve Sünnet merkezli ise hiç düşünmesin!
Bugün dünyada gelişen olayları sorgulamıyorsak, yeni düşünceler üretemiyorsak, sadece seyreden ve bir düşüncenin etrafında dönüp duruyorsak, bilelim ki; zihinlerimiz kuşatılmış durumda. Zihinlerimizin işgal edilmesi demek, gönüllerimizin de işgal edilmesi demektir. Gönüllerin işgal edilmesi demek, ülkenizin/toplumunuzun/coğrafyanızın işgal edilmesi demektir.
Bir toplumu ele geçirmenin ilk basamağı o toplumu uysallaştırmaktır. Toplumu sadece bir noktaya kilitleyeceksiniz. Özlerinden inançlarından uzaklaştıracaksınız. Farklı düşünenleri hain ilan edeceksiniz. Fikir üretenleri halk nezdinde ayrılıkçı terörist ilan edeceksiniz! Ben size neyi sevdirirsem onu seveceksiniz. Benim verdiğimin dışında bir şey alamazsınız!
Bir insan sorgulama kabiliyetini, zihin açıklığını, düşüncesini ve aklını kullanmayı kaybettiği an darbeci zihniyete teslim olmuş demektir.
Darbeci zihniyet, hiçbir zaman için, aklını kullanan bir toplumu sevmez. Onlara göre sadece onlar düşünmeli onlar üretmeli onlar konuşmalı…
Siz sadece darbecilerin söylediklerini yapacaksınız. Köle gibi yaşamaya razı olacaksınız. Düşüncelerinizi, aklınızı onlara vereceksiniz. Onların söylediklerini halk/toplum/birey olarak, koru şeklinde tekrarlayacaksınız.
Peki, yapmazsanız ne olur?
Öncekilerin başlarına ne gelmişse sizinde başınıza o gelecektir.
Allah (c.c.) Kur’an’da şöyle buyurmaktadır:
“[Ama] sizden önce gelip geçen [mümin]ler gibi sıkıntı çekmeden cennete girebileceğinizi mi sanıyorsunuz?” (Bakara,2/214)
Zalimlere, darbecilere direnmenin mutlaka bir bedeli olacaktır. Bedelsiz hürriyet olmaz! Bedelsiz izzet olmaz! Bedelsiz Cennet hiç olmaz!
Demem o ki günümüzde zihinlerimize vurulan darbeleri yıkmadıkça, darbecilerle mücadele etmek çok zor olacaktır. Darbeci zihniyeti yıkmazsak, hak, hürriyet adalet ve huzur başka bir bahara kalır!
(Ziya GÜNDÜZ)