Türkiye Demokratik açılım süreci yaşıyor. Bu sürecin ne kadar sağlam ne kadar çürük olduğunu görmek isterseniz buyurun, Mustazaf Der’in kapatılmasına bakınız.
Mustazaf Der’in kapatılması olayında açılımın rengi gayet açık. Açılım sadece egemen etkili ve yetkili içindir.
Evet, binlerce sivil toplum kuruluşlarından birisidir Mustazaf der. Bugün bir taraftan açılımdan söz edeceksiniz, bir taraftan da bu açılımın bir parçası, hem de, en önemli parçası olan, bir sivil toplum kuruluşunu kapatacaksınız.
Hiç böyle birbirine zıt bir yapılanma veya açılım olur mu? Olmaz demeyin olur, çünkü burası Türkiye, her an her şey olabilir. Gecenin bir yarısı evinizi basmak suç değil(!) ama ezilmiş bir halka yardım eli uzatmak suç olur hale gelmiştir!
Böyle bir hukuk anlayışı her halde “guguk” olsa gerek…
Şu bir gerçektir ki, Mustazaf Der’in kapatılması olayında, Hükümet samimiyet sınavından geçmektedir. Eğer Hükümet, hak ve özgürlükler konusunda samimi ise Mustazaf Der’in sesine mutlaka kulak vermelidir. Herhalde bu mağduriyeti en iyi anlayanlardan biriside Ak Parti’dir.
Mustazaf Der’in kapatılması, tarihe kara bir leke olarak yerini alacaktır. Her ne kadar Mustazaf Der, resmiyette kapatılmış olsa da tüm engellemelere rağmen kutlu yoluna devam edeceğinden şüphemiz yoktur.
Mustazaf Der’in sahipleri şüphesiz yine ezilmiş (Mustazaf) halktır. Bunun içinde halk bu zulmü yapanları asla unutmayacaktır. Hiç zulmün estiği bir yerde açılımdan, düşünce özgürlüğünden söz edebilir miyiz? Elbette ki etmek mümkün değildir.
Hükümet; Eğer bu ülkede barış ve huzurun gelmesini istiyorsa mutlaka Mustazaf Der’in kapatılmasını adil bir şekilde aydınlatması gerekiyor. Mustazaf Der’in mağduriyetine kör, sağır, dilsiz, olanlar asla adaletten, düşünceden, özgürlükten ve aydınlanmaktan söz edemezler.
Her ne kadar Mustazaf Der kapatılmış olsa da, aslında bu Mustazaf Der’e gönül vermiş bütün gönüldaşlarına, bu dernekten yardım alan, bu derneğe yarım eden insanların samimi çalışmalarına vurulmuş bir darbedir.
Şunu söylemekte fayda görüyorum, insanları düz ovada siyasete çağıracaksınız daha sonra da, düz ovada hayır işleri ile uğraşan sivil toplum kuruluşunun faaliyetlerine balta vuracaksınız?
Bu nasıl bir adalet?
Bu nasıl bir dürüstlük?
Bu nasıl bir davet?
Bu nasıl bir açılım?
Anlamak mümkün değildir. Anlayan varsa çıksın bize anlatsın bizde öğrenelim!
Dolaysıyla Mustazaf Der camiasına yapılan, büyük bir zulüm vardır. Zulüm ile hareket edenlerin hareketlerinde bereket olmaz. Şunu unutmayalım ki, zulme sessiz kalmak zulme ortak olmaktır. Fikri hür vicdani hür Müslümanlar bu zulme sessiz kalmayalım!
Sevgi ve dua ile.
ZİYA GÜNDÜZ / HÜRSEDA HABER